Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin aylık yayın organı Dil ve Edebiyat dergisi, Temmuz 2026 tarihli 211. sayısıyla okurlarıyla buluştu.
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin aylık yayın organı Dil ve Edebiyat dergisi, Temmuz 2026 tarihli 211. sayısıyla okurlarıyla buluştu. Derginin yeni sayısı, “Rasim Özdenören veya İnsan Kalbinin Medeniyeti” başlıklı özel dosyasıyla usta yazar Rasim Özdenören’in düşünce, hikâye ve medeniyet dünyasına dikkat çekiyor.

Dil ve Edebiyat’ın 211. sayısı, Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Genel Başkanı Ekrem Erdem’in “Kelimelerin Haysiyeti veya Türkçenin Varlık Meselesi” başlıklı takdim yazısıyla açılıyor. Erdem, Türkçenin yalnızca bir iletişim aracı değil; bir varlık, hafıza, kültür ve medeniyet meselesi olduğunu vurgulayan yazısında, kelimelerin haysiyetine sahip çıkmanın aynı zamanda milletin düşünce dünyasına, tarihî birikimine ve gelecek iddiasına sahip çıkmak anlamına geldiğini ifade ediyor.
Derginin Genel Yayın Yönetmeni Özcan Ünlü ise “Hafızanın Direnişi ve Kalbin Medeniyeti” başlıklı sunuş yazısında, Dil ve Edebiyat’ın kelimelerin haysiyetini savunmaya, medeniyetimizin köşe taşlarını selamlamaya ve kültürel hafızayı diri tutmaya devam ettiğini belirtiyor. Ünlü, Temmuz ayının aynı zamanda 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yıl dönümüne denk geldiğini hatırlatarak, edebiyatın hayatın tam ortasından doğduğunu; acıyı, haysiyeti, direnişi ve millet iradesini kayda geçiren güçlü bir hafıza alanı olduğunu dile getiriyor.
Özcan Ünlü, sunuş yazısında 15 Temmuz’un yalnızca siyasi veya askerî bir kalkışmaya karşı verilmiş mücadele olmadığını; bu toprakların ruhuna, diline, inancına ve medeniyet iddialarına yönelen küresel bir kuşatmaya karşı milletin canıyla yazdığı bir istiklâl manifestosu olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle derginin Temmuz sayısı, hem yakın tarihin direniş ruhunu hem de Türk edebiyatının medeniyet merkezli düşünce birikimini aynı zeminde buluşturuyor.
211. sayının ana dosyası, modern Türk hikâyeciliğinin ve düşünce hayatının önemli isimlerinden Rasim Özdenören’e ayrıldı. “Rasim Özdenören veya İnsan Kalbinin Medeniyeti” başlıklı dosyada, Özdenören’in insanı merkeze alan edebiyat anlayışı, hikâyelerinde kurduğu ahlaki ve metafizik derinlik, medeniyet düşüncesiyle kurduğu ilişki ve çağdaş Türk edebiyatındaki yeri farklı yazılarla ele alınıyor.
Dosyada Rasim Özdenören’in “Hayal, İmkânı Aşıyor” başlıklı metninin yanı sıra Özcan Ünlü’nün “Rasim Özdenören veya İnsan Kalbinin Medeniyeti”, Adem Turan’ın “Rasim Özdenören’in Açtığı Kapılar” ve Merve Kamiloğlu’nun “İnsanın Dönüşü ve Ahlâkın Sessizliği: Kantçı Epistemoloji ve Etik Ekseninde Rasim Özdenören’in ‘Ocak’ Hikâyesi” başlıklı yazıları yer alıyor. Bu metinler, Özdenören’in yalnızca bir hikâyeci olarak değil; insanın iç dünyasını, ahlak arayışını ve medeniyet fikrini edebiyatın imkânları içinde yeniden düşünen kurucu bir isim olarak okunmasına imkân veriyor.
Dil ve Edebiyat’ın Temmuz sayısında dosya yazılarının yanı sıra şiir, hikâye, deneme, makale, portre, söyleşi, seyahat yazısı, kitap tahlili ve sinema yazıları da okurlarla buluşuyor. Sayıda Erdem Bayazıt’ın “Bulmak”, Cumali Ünaldı Hasannebioğlu’nun “Günlük”, Burhan Sakallı’nın “Çiçek Döken Mevsim”, Nurettin Durman’ın “Şunun Şurasında Mevsimler”, Muhammet Emin Berk’in “Pîrimden Şiirler”, Leyla Şerif’in “Hilal ve Yıldıza”, Yavuz Balı’nın “Mutlak Butlan”, Rahime Özden’in “Mürekkep Yarası” ve Mustafa Işık’ın “Bilinmeze Salınan Mendil” başlıklı şiirleri yer alıyor.
Dergide şiir ve edebiyat düşüncesi üzerine kaleme alınan metinler de geniş yer tutuyor. Hayrettin Taylan “Şiir ve İmgeyi Anlamlandırma-II” başlıklı makalesiyle şiir ve imge ilişkisini incelemeye devam ederken, Ali Bal “Cahit Sıtkı’nın Varoluş İmgesi: Ölüm” başlıklı denemesinde Cahit Sıtkı Tarancı şiirinin temel izleklerinden biri olan ölüm düşüncesini ele alıyor. Ethem Erdoğan, “Ahmet Edip Başaran Şiirinde Medeniyet ve İmge Aurası” başlıklı yazısıyla şiir, medeniyet ve imge ilişkisine odaklanırken; Mustafa Uçurum “Şiirin İzi” başlıklı denemesiyle şiirin insan ve zaman karşısındaki tanıklığını değerlendiriyor.
Bu sayıda ayrıca Rami Kütüphanesi Müdürü Ali Çelik ile yapılan “Medeniyet Hafızamız Rami’de Yaşıyor” başlıklı söyleşi de yer alıyor. Söyleşide Rami Kütüphanesi’nin kültür hayatımızdaki yeri, kütüphanelerin medeniyet hafızasındaki işlevi ve okuma kültürünün günümüzdeki imkânları üzerine değerlendirmeler bulunuyor.
Dil ve Edebiyat’ın 211. sayısında Murat Ertaş “Erzurum’un Millî Marşı”, Muhammed Işık “Türk Şiirinin Alpereni ve Hece Ustası Olarak Abdurrahim Karakoç”, Süreyya Aydın “Ependa ve Katubya: Kalahari’den Şemsipaşa’ya İki Kelimenin Peşinde” başlıklı yazılarıyla okurların karşısına çıkıyor. Ahmet Dumlu’nun “Pieta”, Fahri Akmansoy’un “Körler Çarşısının Ayna Satıcısı” ve Ümit Topçu’nun “Bir Günün Öyküsü” başlıklı hikâyeleri ise derginin kurmaca bölümünde yer alıyor.
Kitap tahlilleri bölümünde Yunus Emre Altuntaş, Emre Öztürk’ün “Şimdi Bütün Başlangıçlar” adlı eserini değerlendirirken; Melek Demirdöğen “Fantastik Kurguda Duyguların Dili: Koku” başlıklı yazısıyla fantastik kurgu ve duyu ilişkisini inceliyor. Suzan Kucur ise “Kurmacada Güvenilmez Anlatıcı: Anlatılan mı? Anlatan mı?” başlıklı yazısında anlatı teknikleri ve kurmaca gerçeklik üzerine dikkat çekici bir değerlendirme sunuyor.
Derginin “Aşina Çehreler” bölümünde Erbay Kücet, “Bekir Sıddık Soysal ya da Sessizliğin Estetiği” başlıklı yazısıyla Bekir Sıddık Soysal’ı ele alırken; sinema bölümünde Mehmet Kırtorun, “Ingmar Bergman ve Yaban Çilekleri: Kibirli Bir Zihnin İflası ve Geçmişle Düello” başlıklı yazısıyla Bergman sinemasına odaklanıyor. Sayıda ayrıca kültür sanat gündemine dair “Bizden Haberler”, “Ajanda” bölümleri ve Osman Sak çizimi de okurlarla buluşuyor.



YORUM