Muhammet Erdevir, Fatma Yavuz'un Klaros Yayınlarından çıkan öykü kitabı "Kırmızı Lekeler" üzerine yazdığı incelemesiyle Daima Edebiyat'ta.
MUTSUZLUKTAN GEÇEN YOL VE “KIRMIZI LEKELER”
Muhammet Erdevir
Edebiyat sadece edebiyattan ibaret değildir. Metinler kitaplaştıktan sonra edebiyat dünyasının gerçekleriyle baş başasınızdır. Zira edebiyat dünyasının ilginç tepkileri ve alışkanlıkları vardır. Kurumsal yayınevleri ve kökleşik büyük dergilerin yön verdiği bu camia birçok nitelikli ismin önünü açtığı gibi butik yayınevlerinden kitap çıkaran yazarları ise görmezden gelmeye eğilimlidir. Okur tepkileri de buna göre şekillenir, kurumsal yayınevlerini okumak ve gönüllü marka elçiliğini yapmak çokları için bir nevi görevdir. Bu şartlar altında, sosyal medyanın baskısı ve pazarlama rüzgârıyla anaakıma dâhil olmayan yazar için işler gittikçe zorlaşıyor. Bu da birçok iyi kalemin gerilerde kalmasına, edebiyat dünyasında kendine yer bulamamasına yol açıyor. Öykülerini Daima Edebiyat başta olmak üzere dergilerden takip ettiğim Fatma Yavuz da bu isimlerden biri. Anaakımda göremesek de öykülerinde nitelikli bir düzeyi yakalayan Fatma Yavuz; sessiz, güçlü ve titiz anlatımıyla kendi yolunu çizmeyi başaranlardan.
Beni şaşırtan, heyecanlandıran, etkileyen öykülerden oluşan Kırmızı Lekeler, Fatma Yavuz’un Bilemezsin Aysel (öykü) ve Baharın Gölgesinde (roman) kitaplarından sonra okurla buluşan üçüncü kitabı. On dokuz öyküden oluşan Kırmızı Lekeler, yazarın öykü türündeki ısrarı ve gayretini ortaya koyması bakımından değerli bir bütün oluşturuyor. Bu kitapla birlikte Fatma Yavuz öykülerinin artık olgunluk dönemine girdiğini söylemek yanlış olmaz. Bu olgunluk gerek olaylara bakış açısında gerekse kişileri resmetmedeki tutarlılıkta kendini göstermekte.
Her metin yazarın zihninin derinlerinde taşıdığı bir derdi ifade eder aslında. Bu anlamda metinler yazarın dünyayı ve insanı kavrayış biçimini göstermesi bakımından irdelenmeye değerdir. Malzemesi insan olan edebiyat, insanın hassasiyetlerini yakalama, irdeleme ve ifade etme açısından son derece avantajlı bir araçtır hem yazar hem okur için. Fatma Yavuz da öykülerinde özellikle kadınlar üzerinden dile getirdiği gerçeklerle toplumun kılcallarına nüfuz eden sorunları tartışmaya açmaktadır. Kompleks sorunlar karşısında kadın kişilerin içine sürüklendiği açmazlar ve bu çıkmaz sokaklardan kendilerini kurtarmak için yaptıkları toplumun gerçekçi bir panoramasını sunar okura.

Kadınlığın doğasını somutlaştıran öyküler geniş yer tutuyor Kırmızı Lekeler’de. Kitabın ilk öyküsü olan “Kesik” bunlardan biri. Düğün günü, nikah masasında terk edildiğini öğrenen Eda’nın yaşadığı travma usta manevralar ve geri dönüşlerle okura aktarılmakta. Okura bir katharsis durumu yaşatarak Eda adlı öykü kişisi özelinde başarısız evlilik girişimlerine bir pencere açılmakta.
Mutsuz evlilikler her yaşta insanlar üzerinde baskı oluşturmaktadır. “Yılan” öyküsünde Seydi ve Nuriye isimli yaşlı bir çiftin yaşamına odaklanır yazar. Eşiyle tartışıp onu küstüren Seydi’nin yalnızlığı ve pişmanlığı tahlil edilir. “Çeyrekler” öyküsünde ise yanlış bir evliliğin sonuçları Zeliha’nın duyguları ve bakış açısıyla tartışılır. Merhametinin esiri olan Zeliha, kötü bir evlilik ve aile hayatını sürdürmek için çabalarken bulur kendini.
Fatma Yavuz’un Kırmızı Lekeler adlı öykü kitabında annelik, kadınların hayatını derinden etkileyen ve birçok yönden tartışılan temel konulardan biridir. Annelik, bir yandan fedakârlıkla eş anlamlı olarak görülürken diğer yandan kadınların kararlarını kuşatan zorlu bir atmosfer yaratır. Bu ikilem, “Anlamıyorum” öyküsünde belirgin bir şekilde ortaya çıkar. Öyküde anlatıcı, anneliği nedeniyle kendini sürekli geri planda bırakan bir kadını tasvir eder. Anneliğin getirdiği fedakârlığın bireyin kendi kimliğini nasıl gölgede bırakabileceğini ve bu durumun başkaları tarafından anlaşılmasının ne kadar zor olduğunu vurgular.
“Anneliği yüzünden hep gözden kaçırıyor kendisini. Algısı bizde takılıp kalıyor. Bir insan nasıl oluyor da bir diğerini kendinden önceye koyabiliyor? Az önceki bencilliğimden utanıyorum ama bir şey söylemeyecek kadar da tatsızım. Yine de hayatımın hiçbir döneminde annem olmak istemediğime karar veriyorum.” (s. 14)
Kitaptaki bir diğer önemli tema ise modern dünyada insan ilişkilerinde giderek artan tahammülsüzlük ve öfke duygusudur. Tahammülsüzlüğün ve soğuk bakışların insan ruhunda nasıl derin izler bıraktığı, bireyin iç dünyasını nasıl kararttığı bu öykülerde titiz bir anlatımla gözler önüne serilir. Bu durum “Buğu” öyküsünde net bir şekilde görülür.
“Tepkisizlik dediysem eğer sadece dışarıdan bakınca algılanan durum tabii ki… Çünkü o soğuk bakışların ve sevimsiz cümlelerin etkisi o anda kalıyor mu? Asla! Gri bir duman gibi sinsice dolduruyor insan ruhunun tüm girintilerini. Ve sen, kendi düşüncelerinde boğulurken buluyorsun kendini.” (s. 64).
Fatma Yavuz, “İki Valiz”, “Sekizinci” ve “Sürpriz” adlı öykülerinde de benzer temaları işlemeye devam eder. Bu öykülerde, insan ilişkilerindeki duyarsızlaşmayı ve öfkenin içten içe büyüyerek ilişkileri nasıl dinamitlediğini anlatır. Anlatım tarzı ve alt metinler aracılığıyla, okuyucuyu bu duyarsızlaşmanın derinliklerine çekerek, toplumsal ve bireysel boyutta yaşanan çatışmaları irdeler.
Fatma Yavuz’un Kırmızı Lekeler adlı öykü kitabı annelik, yalnızlık, anlaşılamama ve tahammülsüzlük gibi evrensel temaları işlerken, okuyucuyu derin düşüncelere sevk eden güçlü bir anlatı sunar. Annelik teması, fedakârlığın ve kişisel kimliğin çatışmasını yansıtırken, insan ilişkilerindeki tahammülsüzlük ve öfke, bireysel ve toplumsal duyarsızlaşmayı gözler önüne serer. Bu yönüyle kitap edebî değeriyle göz doldururken kadınların toplum içindeki konumunu irdeleyici bir eser olarak da dikkat çeker.

Fatma Yavuz Kimdir?
1986 yılında Samsun/Vezirköprü’de doğdu. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini tamamladıktan sonra 2012 yılında başladığı Atatürk Üniversitesi Sosyal Hizmet Lisans Bölümünden 2016’da mezun oldu. Evli ve iki çocuk annesi olan Fatma Yavuz, Baharın Gölgesinde (roman), Bilemezsin Aysel (öykü) ve Kırmızı Lekeler (öykü) isimli kitapların yazarıdır. Ayrıca farklı dergilerde (Balkan Edebiyat Dergisi Çağdaş Türk Edebiyatı Seçkisi, Asonans Dergi, Daima Edebiyat, Mahalle Mektebi, Söğüt vs.) ve bilinen bazı edebiyat sayfalarında (Edebiyat Haber Sitesi, Litera Edebiyat, İshak Edebiyat ve Oggito) yayımlanan öyküleri bulunmakta. 2022 yılı itibarıyla Ordu’da Sosyal Hizmet Uzmanı olarak çalışmaya başlayan Fatma Yavuz, şu anda Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü Yüksek Lisans Programında eğitimine devam etmektedir.



YORUM