ANA SAYFAŞiir

Suzan Yörük | Yalnızlar Rıhtımı

Suzan Yörük, "Yalnızlar Rıhtımı" isimli şiiriyle Edebiyat Daima'da

Merve Akyol | Yorgun Zamanın Ardında
Melek Atalar Kızıldağ | Kendi İçinde Bulunmaz Kayıp
Feyza Keşan | Sütü Ak Ayrılık

Suzan Yörük | Yalnızlar Rıhtımı

[sharethis-inline-buttons]

Kimsesiz ve yalnız kalmışsan eğer
Bir ceylan gibi yaralı ve ürkek
Kanadı kırık bir serçe misali çırpınan
Kelimeleri ve cümleleri yitik
Muhabbete hasret, konuşmaya susayan
Teselliler avutmaz olur büyüyen yalnızlığını
Bir can yoldaşı arzularsın seni anlayan
Öfkeni atarsın içine, acını saklarsın
tebessümlerinde
Bir mülteci olursun çaresizliğe sığınan
Gecenin karanlığında siyah pelerinini giyersin üzerine
Kimseler kederini farketmesin diye
Kasvetli hüzün akar pencere pervazlarından
Aynalarda görünen yüzün asık ve yabancı
Oysa gülmeyi ne çok severdin eskiden
Odalarının duvarları çatlar tiz çığlıklarından
Gözyaşların dökülmeye hâlihazır, yastığın sırılsıklam
Gül dudakların sıkılmaktan kan revan
Göz kapakların kapanmaz uykusuzluktan
İstikbalini gösteren bir pusulan yoktur artık
Rüyaların bölük pörçük, düşlerin karabasan
Melankolik şiirler ve şarkılar ahbabın olur
Feryat figan yakarır medet umarsın dualarından
Tuz basarsın yarana, dalgalar vurur ıssız kıyılarına
Hatıralarındır maziyi seyrettiğin manzaran
Yaşadığın ızdıraplı boşluğu dolduramaz geçen zaman
Gün gelir biçare kabullenirsin huşu ile hakikati
Şu koskoca âlemde yolcudur giden ve kalan
Arınırsın dünya kirlerinden, düşüncelerinden
Masmavi gök kubbe altında kanat çırparsın umutla yeniden
Bir ihtimal bir gün yollarımız kesişirse eğer
Sen de geçiyorsundur benim gibi yalnızlar rıhtımından…

[sharethis-inline-buttons]

YORUM

WORDPRESS: 0