Hikâyeci Öykü Dergisi İlk Sayısıyla Okurla Buluştu

ANA SAYFAGündem

Hikâyeci Öykü Dergisi İlk Sayısıyla Okurla Buluştu

Yazı-Yorum’un yeni edebiyat yayını Hikâyeci Öykü Dergisi, Eylül 2026 tarihli ilk sayısıyla okurlarının karşısında.

Serazat 7. Sayısı ile Okurlarıyla Buluştu
Daima Edebiyat Dergisinin 13. Sayısı Satışta
Daima Edebiyat’ın 24. Sayısı Çıktı

Yazı-Yorum’un yeni edebiyat yayını Hikâyeci Öykü Dergisi, Eylül 2026 tarihli ilk sayısıyla okurlarının karşısında. İki ayda bir farklı temalarla okur karşısına çıkacak dergi, ilk sayısında sonbaharı hafıza, kayıp, dönüşüm, yüzleşme ve yeniden başlama kavramları etrafında ele alıyor.

Öyküyü yalnızca yayımlanmış bir edebî metin olarak değil, oluşum süreci, dili, kurgusu, yazarlık pratiği ve okurla kurduğu ilişki bakımından da tartışmaya açmayı amaçlayan Hikâyeci, ilk sayısıyla bu yaklaşımın çerçevesini ortaya koyuyor.

Derginin açılış yazısı Hande Kavgacı’nın kaleme aldığı “Hikâyeci Zamanı”. Kavgacı, öyküyü insanın kendisiyle ve dünyayla kurduğu ilişkinin yoğun anlatım biçimlerinden biri olarak değerlendirirken derginin yazarlar, okurlar ve öykü üzerine düşünenler için ortak bir buluşma alanı oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.

İlk dosyada sonbahar ve hafıza

İlk sayının merkezinde yer alan sonbahar teması, farklı yazılarda hafıza ve geçmiş kavramları üzerinden yorumlanıyor. Zeynep Eşin, “Edebiyatta Geriye Dönüş ve Geçmişin Yeniden Kuruluşu” başlıklı yazısında geçmişin anlatı içinde yeniden kurulma biçimlerine odaklanıyor. Güzide Hekimoğlu ise “Sonbaharın Renginden İnsan Ruhuna: Sait Faik Abasıyanık’ın Bir Sonbahar Akşamı Adlı Öyküsü Üzerine Bir İnceleme” yazısıyla sonbahar izleğini Sait Faik’in öykü dünyası üzerinden değerlendiriyor.

Derginin ilk sayısında Hatice Erol “Umut Kuşları”, Tuğba Turan “Dünyanın Yarısını Kurtaran Adam”, Pelin Simsaroğlu “Mevsimler Geri Döndüğünde”, Öniz Ercan “Şişhane’de Hazan, Hüzün ve Tebessüm”, Selva Ezgi Yücel “Temayüller ve Yazarın Öznelliği Üzerine”, Gamze A. Arslan “Var Ol(a)mama Sancısı” ve İlhan Gerimterli “Eksilme” başlıklı metinleriyle yer alıyor.

Sayının ilerleyen bölümlerinde Murat Yüksel’in “Ölü”, Eda Ketenci’nin “Lekesiz”, Yeşim Başal’ın “Falcı”, Coşkun Eroğlu’nun “Bir İddia Uğruna”, Onur Akyıl’ın “Tıp”, Murat Ercan’ın “Paslı Kafes” ve Murat Özsan’ın “Şişedeki Gemi” adlı metinleri okurla buluşuyor.

Öykücünün çalışma masasına yakından bakış

Derginin dikkat çeken bölümlerinden “Öykücünün Çalışma Masası”, dört farklı yazarın yazma deneyimlerine odaklanıyor. Berna Durmaz, Derya Sönmez, Mine Söğüt ve Vecdi Çıracıoğlu; öyküde dil, kalıcılık, sezgi, kurgu, yazma disiplini ve dijital çağın edebiyata etkisi gibi başlıkları kendi yazarlık tecrübeleri üzerinden değerlendiriyor.

Bölüm, okuru tamamlanmış metnin arkasındaki üretim süreciyle buluşturmayı ve farklı yazarlık yöntemlerini görünür kılmayı amaçlıyor.

Murat Yalçın’la “Öykünün Görünmez Damarı”

İlk sayının öne çıkan içeriklerinden biri de Murat Yalçın’la gerçekleştirilen “Öykünün Görünmez Damarı” başlıklı söyleşi. Yalçın söyleşide çağdaş Türk öyküsünün anlatı dili, özgünlük arayışı, kalıcılık ve bir yazarın kendine özgü sesini oluşturma süreci üzerine görüşlerini paylaşıyor.

Söyleşi, günümüz edebiyatında metnin yayımlanabilir olmasının ötesinde yeni bir dil ve söz üretme meselesine dikkat çekiyor.

Okuru da yazının içine çağırıyor

Hikâyeci, okuru yalnızca metni takip eden bir konumda bırakmayan bölümlere de yer veriyor. “Çizgi Öykü” başlıklı bölümde bir dizi görsel üzerinden okurun kendi hikâyesini kurması isteniyor. Yaşlı bir adam, boş sandalye, savrulan yapraklar ve gizli bir sır etrafında şekillenen görsel anlatının okurlar tarafından tamamlanması bekleniyor. Seçilecek çalışmaların derginin sonraki sayısında yayımlanması planlanıyor.

“Hikâyeci Öykü Atölyesi” bölümünde ise Mert Tokatlı, Ayşegül Tuncel, Esra Cankaya, Berrin Akarsu ve İdris Kenç’in metinleri editoryal açıdan değerlendiriliyor. Anlatıcı tercihi, tekrarlar, betimleme, sahneleme ve final gibi kurgu unsurlarının ele alındığı bölüm, derginin yayıncılıkla atölye çalışmasını bir araya getiren yönlerinden birini oluşturuyor.

İlk sayısıyla öykünün nasıl kurulduğu, hangi dilsel ve biçimsel tercihlerle geliştiği ve bir metni edebî kılan unsurların neler olduğu sorularını gündeme taşıyan Hikâyeci Öykü Dergisi, farklı kuşaklardan yazarları ve farklı anlatı biçimlerini aynı yayın çatısı altında buluşturuyor.

Derginin arka kapağında yer alan “Yaşamak kurcalanmalı” ifadesi de Hikâyeci’nin yayın anlayışını özetliyor. Dergi, öyküyü hayatın unutulan, ertelenen ve yeniden düşünülmeye ihtiyaç duyan taraflarını araştırmanın yollarından biri olarak konumlandırıyor.

Yazı-Yorum Hikâyeci Öykü Dergisi, Eylül 2026 tarihli ilk sayısıyla okurla buluşurken çağdaş Türk öyküsüne ilişkin tartışmalara yeni bir yayın alanı açmayı hedefliyor.

YORUM

WORDPRESS: 0