Yazar Faik Öcal’ın yazılarından seçilen kırk beş metinden oluşan yeni kitabı “İnsan Özgürleştikçe İnsandır”, Tamara Yayınları etiketiyle okurla buluştu.
FAİK ÖCAL’IN YENİ KİTABI “İNSAN ÖZGÜRLEŞTİKÇE İNSANDIR” TAMARA YAYINLARINDAN ÇIKTI
Yazar Faik Öcal’ın yazılarından seçilen kırk beş metinden oluşan yeni kitabı “İnsan Özgürleştikçe İnsandır”, Tamara Yayınları etiketiyle okurla buluştu. Deneme, düşünce yazısı, edebî çözümleme ve iç konuşma türleri arasında ilerleyen eser; insanın yeryüzündeki kadim serüvenini “acı” ve “özgürlük” kavramları etrafında ele alıyor.
Faik Öcal, bu kitabında insanlık hâlinin temel gerilimlerine odaklanıyor. Acıyla dünyaya gelen, varlığını anlamlandırmaya çalışan, ideolojik bariyerler, iktidar ilişkileri, savaşlar, yoksulluklar ve modern dünyanın görünmez tahakküm biçimleri karşısında özgürlüğünü korumaya çalışan insanı merkeze alıyor. Kitap; bireysel bir iç hesaplaşmanın, toplumsal vicdanın, adalet arayışının ve insan onuruna dayalı bir hayat talebinin de metni olarak öne çıkıyor.

“İnsan Özgürleştikçe İnsandır”, temelde “İnsan, özgürlüğünü yitirdiği ölçüde acı çeker; özgürlüğüne sahip çıktığı ölçüde insan kalır.” düşüncesi üzerinde duruyor. Bu yönüyle eser, özgürlüğü soyut bir fikir ya da siyasi bir slogan olmaktan çıkararak doğrudan insanın varoluş meselesi hâline getiriyor. Faik Öcal, kitap boyunca insanın yalnızca dış dünyadaki baskılarla değil, kendi içindeki korkularla, suskunluklarla, teslimiyetlerle ve alışkanlıklarla da yüzleşmesi gerektiğini vurguluyor.
Kırk beş seçme yazıdan oluşan kitapta dört ana damar dikkat çekiyor: kişisel ve genel denemeler, roman kahramanlarının merkeze alındığı makaleler, kitaplar üzerinden geliştirilen düşünce yazıları ve Tanrı ile yapılan iç konuşmalar. Bu metinler ayrı başlıklar altında sınıflandırılmasa da birbirini tamamlayan güçlü bir bütünlük oluşturuyor. Her yazıda farklı bir kapıdan aynı temel soruya varılıyor: İnsan gerçekten özgür müdür? Ve özgürlüğünü kaybettiği için mi acı çekmektedir?
Faik Öcal’ın dili yer yer şiirsel, yer yer sert, yer yer doğrudan ve sarsıcı bir karakter taşıyor. Yazar, okuru rahatlatan bir üslup yerine onu düşünmeye, sarsılmaya ve kendi vicdanıyla yüzleşmeye çağıran bir anlatımı tercih ediyor. Kitapta kimi zaman insanın içindeki “muzip çocuk” konuşuyor; kimi zaman dünyanın sonuna gelmiş bir insanın çaresizliği duyuluyor; kimi zaman ise savaşların, ideolojilerin, iktidar ilişkilerinin ve insanın karanlık tarafının üzerindeki örtü kaldırılıyor.
Eserin merkezinde ezilenlerle dayanışma, emeğin nasırlı ellerini tutma, mazlumların umutlarını yeşertme ve namuslu, onurlu bir hayatı savunma düşüncesi bulunuyor. Faik Öcal, özgürlüğün içinin boşaltıldığı bir çağda, özgürlük adına insana pazarlanan yeni kölelik biçimlerine itiraz ediyor. Ona göre tacir ruhlu insanların özgürlük söylemi çoğu zaman itaati, teslimiyeti ve insanın kendi hakikatinden uzaklaşmasını beraberinde getiriyor. Bu nedenle kitap, modern dünyanın konforlu kabullerine karşı açık bir itiraz metni niteliği taşıyor.
Rudaw’da yayımlanan yazılardan seçilerek hazırlanan “İnsan Özgürleştikçe İnsandır”, insanın özüne ve özgürlüğüne yapılmış güçlü bir çağrı niyeti taşımakta. Bu çağrı, insan kalabilmenin ne anlama geldiğini yeniden düşünmek isteyenlere sesleniyor.
Faik Öcal’ın yeni kitabı “İnsan Özgürleştikçe İnsandır”, Tamara Yayınları etiketiyle yayımlandı.*
*Basın bülteninden haberleştirilmiştir.



YORUM