Osmaniye Basınının Hafızası: Gülsüm Şimşek ile Söyleşi

ANA SAYFASöyleşi ve Soruşturmalar

Osmaniye Basınının Hafızası: Gülsüm Şimşek ile Söyleşi

Ahmet Şahin, Osmaniye yerel basın tarihi üzerine Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek ile bir söyleşi yaptı.

Konya’da Yerel Basının Hikâyesi: “Konya’nın Kırk Gazetesi”
Yerel Basın, Kent Hafızası ve Müzeleşme: Tayfun Talaslı ile Söyleşi
Ahmet Şahin Konuştu | Prof. Dr. Ercan Haytoğlu ile Denizli Basını Üzerine

Osmaniye Basınının Hafızası: Gülsüm Şimşek ile Söyleşi

,Ahmet Şahin: Osmaniye yerel basını üzerine çalışma yapma fikri nasıl ortaya çıktı? Bu alanı araştırmaya yönelten temel sebepler nelerdi?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: 2013 yılında Başkent Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde yüksek lisans eğitimime devam ederken, aynı zamanda Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Birimi’nde görev yapıyordum. Tez danışmanım Doç. Dr. Murat Güvenir’in önerisi doğrultusunda, o dönemde ikiz kızlarıma hamile olmam ve yüksek lisans tezlerinin daha sınırlı bir araştırma alanına odaklanmasının uygun görülmesi nedeniyle, araştırmamı Osmaniye yerel basınında 2014 yerel seçimleri öncesinde belediye başkan adaylarının siyasal iletişim faaliyetlerinin incelenmesi üzerine kurguladım.

Ancak literatür taraması sırasında Osmaniye yerel basınının tarihine ilişkin yeterli bilgi ve akademik çalışmanın bulunmadığını fark ettim. Bunun üzerine danışmanım, yerel basın temsilcileriyle görüşmeler yaparak ve tarihî dokümanlar toplayarak Osmaniye yerel basınının tarihine ilişkin bir bölüm hazırlayabileceğimi ifade etti. Hatta bu yaklaşımın tezime özgünlük kazandıracağını ve çalışmanın niteliğini artıracağını belirtti.

Tez savunmam sırasında jüri üyeleri de çalışmanın iki farklı katkı sunduğunu dile getirdiler: Bir yandan 2014 yerel seçimleri öncesinde belediye başkan adaylarının siyasal iletişim faaliyetlerini analiz ederken, diğer yandan Osmaniye yerel basınının tarihine ilişkin kapsamlı bilgiler ortaya koyuyordu. Bu tezden hareketle üç akademik yayın ürettim. Günümüzde ise tezim, Osmaniye yerel basını alanında atıf alan ve yerel basın çalışanlarının sıklıkla başvurduğu temel kaynaklardan biri olarak kullanılmaktadır.

Ahmet Şahin: Osmaniye basın tarihinin başlangıcı olarak 1927 yılında yayımlanan Cebel-i Bereket gazetesi gösterilmektedir. Bu gazetenin Osmaniye’nin sosyal ve kültürel hayatındaki yeri hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Osmaniyeli gazetecilerle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgilere göre, bu gazete Osmanlı alfabesiyle Adana’da basılmakta ve Osmaniye’de dağıtılmaktaydı. Ancak Harf İnkılabı’nın ardından yayın hayatını sürdürememiştir. Bu nedenle, 1950’li yıllara kadar Osmaniye’de düzenli olarak yayımlanan bir gazeteye rastlanmamaktadır.

Ahmet Şahin: Matbaa, kâğıt ve insan kaynağı bakımından ne gibi zorluklar yaşanıyordu?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: O dönemde gazeteler tipo baskı yöntemiyle yayımlanmaktaydı. Gazete metinleri, matbaa işçileri tarafından kurşun harfler kullanılarak kalıplara tek tek diziliyor; ilk örnek nüshanın hazırlanmasının ardından diğer baskılar gerçekleştiriliyordu. Gazetelerde kullanılan fotoğraf ve görseller ise klişe yöntemiyle Adana’da hazırlanmaktaydı. Dönemin teknik ve ekonomik imkânlarının sınırlı olması nedeniyle Osmaniye’de gazeteler günlük olarak değil, haftanın belirli günlerinde yayımlanabiliyordu.

Ahmet Şahin: Osmaniye basın tarihinde Yedi Ocak, Hakikat, Osmaniye, Çataloluk, Hasret ve Yeni Osmaniye gibi gazeteler önemli yer tutmaktadır. Bu gazeteleri Osmaniye’nin siyasi, sosyal ve kültürel hafızası açısından nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Yedi Ocak Gazetesi’nin, geçmişte ülkücü çevrelerin etkili olduğu bir yayın çizgisine sahip olduğu ifade edilmektedir. Gazetenin sahibi ile Alparslan Türkeş arasında bir arkadaşlık ilişkisi bulunduğu belirtilmektedir. Hasret Gazetesi ise 1970’li yıllardan itibaren yayın hayatını sürdüren ve özellikle Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile ilgili haberlere ağırlık veren bir yerel gazete olarak öne çıkmaktadır. Bu durum, Osmaniye yerel basınında geçmişten günümüze siyasal yakınlıkların yayın politikaları üzerindeki etkisini göstermektedir. Kentte bazı gazeteler belirli siyasi görüşlere yakın bir yayın çizgisi benimserken, bazıları ise dönemin iktidar partisi ve politikalarına daha fazla yer veren bir yaklaşım sergilemiştir. Bu bağlamda Osmaniye yerel basınında dönemsel olarak siyasal kutuplaşma ve yoğunlaşma eğilimlerinin görüldüğü söylenebilir.

Ahmet Şahin: 1960-1980 yılları arasında yayımlanan gazetelerde siyasi ve ideolojik farklılıkların belirgin olduğu görülmektedir. Osmaniye’de yerel basın dönemin toplumsal ve siyasi atmosferini nasıl yansıtmıştır?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Yerel basında dijital hayata geçiş yapılana kadar Osmaniye yerel basını keskin şekilde siyasi ve ideolojik kutuplaşma mevcuttur. Çünkü siyasiler kendi propagandalarını yapmak için yerel basını ekonomik olarak doğrudan veya dolaylı olarak destekliyordu. Gazeteler de ekonomik destek aldıkları ideolojik duruşların yoğun olarak haberini yapıyordu.

Ahmet Şahin: Özellikle Çataloluk gazetesi üzerinden değerlendirildiğinde, yerel gazetelerin şehirdeki fikir hareketlerinin taşıyıcısı olduğu söylenebilir mi?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Evet, bu durum söylenebilir. O dönemlerde Çataloluk Gazetesi’ne yönelik yatırımlar yapılmış ve gazetenin yayın politikasında ülkücü hareketle ilişkili haberlere ağırlık verilmiştir. Bu yaklaşımın, gazete sahibinin siyasal kimliği ve dönemin yerel siyasal dinamikleriyle bağlantılı olduğu ifade edilmektedir. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgiler, tezimin ekler bölümünde yer alan Çataloluk Gazetesi sahibiyle gerçekleştirdiğim görüşmede sunulmuştur.

Ahmet Şahin: Osmaniye basın tarihinde uzun süre yayın hayatını sürdüren Hasret gazetesi nasıl bir yere sahiptir? Bir yerel gazetenin kalıcı olmasını sağlayan temel unsurlar nelerdir?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Hasret Gazetesi’nin sahibinin ülkücü kimliği nedeniyle gazetenin yayın politikasında bu siyasal görüşe yakın bir çizgi benimsediği ifade edilmektedir. Gazete sahibi, gazeteye yaptığı yatırımlar sonucunda Hasret Matbaası’nı kurmuştur. Diğer yerel gazetelerle karşılaştırıldığında Hasret Gazetesi, 1970’li yıllardan itibaren Osmaniye’de kesintisiz yayın hayatını sürdüren önemli yerel basın kuruluşlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle, Osmaniye’nin toplumsal ve siyasal hafızasını incelemek isteyen araştırmacılar, gazetenin arşivlerinden yararlanarak kentin geçmişine ilişkin önemli bilgilere ulaşabilirler.

Ahmet Şahin: Araştırmanız sırasında ulaştığınız eski gazete nüshaları, arşiv belgeleri ve gazeteci tanıklıkları içerisinde sizi en çok etkileyen belge veya hatıra hangisi oldu?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Araştırma yaptığım sırada Elde Demokrasi Gazetesi’nin matbaasında duvarda asılı gördüğüm, farklı siyasi görüşleri temsil eden eski Hakikat ve Çataloluk gazetelerinin fotoğrafları beni çok etkilemişti. Tezimi yazarken topladığım veriler 6 Şubat depremi nedeniyle göçük altında kaldı. Artık onlara ulaşmak mümkün değil. Bir de gazeteci Hüseyin Ünaldı’nın Aziz Nesin ile aynı gazetede yazar olarak çalışması beni çok etkilemişti. Görüşme yaptığım gazetecilerin çoğu vefat etti. Dolayısıyla tezimi yazarken topladığım verilere günümüzde ulaşmak neredeyse imkânsız hale gelmiştir.

Ahmet Şahin: Osmaniye’de geçmiş dönem gazeteciliği ile günümüz gazeteciliği arasında ne gibi temel farklılıklar görüyorsunuz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Geçmişte yerel basında görülen tekelleşme ve siyasal kutuplaşma, dijitalleşmenin etkisiyle büyük ölçüde zayıflamıştır. Bunun temel nedenlerinden biri, Hasret ve Akdeniz Matbaası gibi yerel basın kuruluşlarının dijital dönüşüme uyum sağlamakta zorlanmalarıdır. Ayrıca günümüzde siyasetçiler ve kurumlar reklam ve tanıtım faaliyetlerini büyük ölçüde dijital platformlar üzerinden doğrudan yürüttükleri için yerel basının bu alandaki rolü ve etkisi azalmıştır. Ekonomik olarak reklam gelirlerini sürdürebilmek isteyen yerel basın kuruluşları ise dijitalleşmenin sunduğu küresel erişim imkânlarından yararlanarak daha fazla tıklanma potansiyeline sahip haberlere yönelmektedir. Bu durum, dijitalleşmenin Osmaniye yerel basınının ekonomik yapısını, siyasetle ilişkisini ve haber üretim süreçlerini küresel dijital reklam piyasasının dinamiklerine doğru dönüştürdüğünü göstermektedir.

Ahmet Şahin: Eski dönem yerel gazetecileri çoğu zaman aynı zamanda matbaacı, dağıtımcı ve arşivci olarak çalışıyordu. Bu gazetecilik kültürünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Osmaniye yerel basını ekonomik sıkıntılar çeken kurumlardır. Ekonomik olarak devletin verdiği basın ilan ücreti sadece yerel gazetenin basılmasına yetmiyordu. Bu nedenle gazetelerde çalışanlar hem matbaa işi yapıyor, hem gazetelerini kendileri dağıtıyor hem de arşivlerini düzenliyorlardı. Ekonomik sıkıntılar gazetelerde “naylon gazete, naylon muhabir ve naylon çalışan” kavramını ortaya çıkardı. Resmiyette bu işleri ayrı ayrı kişiler yapıyordu ancak az sayıda kişi tarafından gazeteler basılıyordu.

Ahmet Şahin: Yerel basının en önemli görevlerinden biri şehrin hafızasını korumaktır. Osmaniye gazeteleri bu görevi ne ölçüde yerine getirmiştir?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Bu konuda sadece Hasret gazetesi şehrin hafızasını tutmuştur. Diğer gazetelerin arşivlerine ulaşmak çok zordur ve bu gazetelerin yaşam süreleri uzun süreli olmuyordu.

Ahmet Şahin: Günümüzde yerel basının karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar, teknolojik dönüşüm ve dijital medya karşısında Osmaniye basını nasıl bir yol izlemelidir?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Osmaniye yerel basını dijital dönüşüme kaçınılmaz şekilde ayak uydurmalıdır. Aksi halde kapanmaya mahkûmdurlar.

Ahmet Şahin: “Naylon gazete”, tekelleşme ve kurumsallaşma sorunları Türkiye’de yerel basın üzerine yapılan çalışmalarda sıkça tartışılmaktadır. Osmaniye özelinde bu sorunların yansımaları nelerdir?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Naylon gazete uygulaması, Osmaniye yerel basınında sıkça dile getirilen konulardan biridir. Görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, ekonomik zorluklar özellikle Hasret ve Akdeniz Matbaası’nı bu uygulamaya yönelten başlıca nedenler arasında gösterilmektedir. İlgili kurumların bu durumun farkında olduğu ifade edilmekle birlikte, yerel basının ekonomik sürdürülebilirliğini desteklemeye yönelik mevcut uygulamaların bu sorunun çözümünde yeterince etkili olmadığı değerlendirilmektedir.

Ahmet Şahin: Çalışmanızda dönemin gazetecileriyle yapılan görüşmeler önemli bir yer tutmaktadır. Sözlü tarih yönteminin Osmaniye basın tarihini ortaya çıkarmadaki katkıları nelerdir?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Eğer bu görüşmeler, dönemin Osmaniye yerel basınının deneyimli gazetecileriyle gerçekleştirilmemiş olsaydı, bugün Osmaniye yerel basın tarihine ilişkin birçok önemli bilgiye ulaşmak mümkün olmayabilirdi. Bu görüşmeler sayesinde Osmaniye’de yayımlanan gazetelerin kronolojik yayın bilgilerine de ulaşarak bunlara tezimde yer verdim. Bu yönüyle yüksek lisans tezimin, Osmaniye’nin yerel basın tarihine katkı sunan ve yerel hafızanın korunmasına hizmet eden bir çalışma niteliği taşıdığını düşünüyorum.

Ahmet Şahin: Gazetecilerin kişisel arşivleri ve hatıraları olmasaydı Osmaniye basın tarihinin hangi yönleri eksik kalırdı?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Bu çalışmayı bugün gerçekleştirmiş olsaydım, vefat eden gazetecilerin tanıklıklarından ve aktardıkları bilgilerden yararlanma imkânı bulamayacağım gibi, yangın, deprem ve benzeri nedenlerle günümüze ulaşamayan gazete nüshalarına da erişemeyecektim. Bu nedenle tezim, Osmaniye yerel basın tarihine ilişkin önemli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Nitekim bugün Osmaniyeli yerel gazeteciler ile kamu yöneticilerinin de ihtiyaç duyduklarında başvurdukları kaynaklardan biri hâline gelmiştir.

Ahmet Şahin: Yerel gazetelerin yalnızca haber kaynağı değil, aynı zamanda şehir hafızasının belgeleri olduğunu düşünüyor musunuz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Evet. O dönemdeki gelişmeler, sorunlar hatta kullanılan ifade biçimleri bile geçmişten günümüze Osmaniye’nin siyasi, ekonomik, kültürel değişimini yansıtmaktadır.

Ahmet Şahin: Osmaniye’nin geçmişteki sosyal hayatını, siyasi atmosferini ve kültürel değişimini anlamak isteyen bir araştırmacı için yerel gazeteler hangi imkânları sunmaktadır?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Uzun yıllara yayılan arşivlere sahip gazetelerin koleksiyonları incelendiğinde, halkın siyasal eğilimleri, Osmaniye’nin toplumsal ve ekonomik sorunları ile kentte yaşanan gelişmeler izlenebilmektedir. Bu yönüyle gazete arşivleri, akademik araştırmalarda, hukuki süreçlerde ve tarihsel incelemelerde başvurulabilecek önemli birincil kaynaklar ve kanıt niteliği taşımaktadır.

Ahmet Şahin: Osmaniye basın tarihinin henüz araştırılmamış hangi alanları bulunmaktadır?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Osmaniye’de bulunduğum süre boyunca yerel basının tarihini, siyasal yönelimlerini, küreselleşme sürecindeki dönüşümünü ve dijitalleşmeyle birlikte yaşanan kırılmaları kapsamlı biçimde araştırdım. Bu süreçte, yerel basının neden naylon gazete, sahte tıklama ve benzeri uygulamalara yöneldiğini ele alan kapsamlı bir araştırmanın literatüre önemli katkılar sağlayabileceği kanaatine ulaştım. Zira bu tür uygulamalara Türkiye’nin batısındaki birçok yerel basın kuruluşunda daha sınırlı ölçüde rastlanmaktadır. Bu yönüyle Osmaniye yerel basını, yerel medyanın ekonomik, siyasal ve dijital dönüşüm süreçlerini incelemek açısından adeta bir “sosyal laboratuvar” niteliği taşımaktadır.

Ahmet Şahin: Yerel gazetelerin dijital arşivlerinin oluşturulması konusunda neler yapılmalıdır?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Yerel gazetelere teknik eğitim ve ücreti düşük ya da ücretsiz dijital arşiv saklamaları için devlet tarafından destek verilmelidir.

Ahmet Şahin: Osmaniye’de bir Basın Müzesi veya Yerel Basın Arşivi kurulması fikrini nasıl değerlendirirsiniz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Bu konuda yerel basının yeterli arşivi bulunmamaktadır. Ancak dar bir alana yine belediye ve diğer kamu kurumları tarafından matbaa, elde kalan gazeteler ile müze yapılabilir.

Ahmet Şahin: Genç araştırmacılara Osmaniye basını üzerine çalışma yapmaları için hangi konuları önerirsiniz?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Dijitalleşme ve ekonomik sorular hakkında çalışmalar yapmalarını öneririm.

Ahmet Şahin: Son olarak, yaklaşık bir asırlık Osmaniye basın mirasının bugünkü nesillere aktarılması için hangi adımlar atılmalıdır?

Dr. Öğr. Üyesi Gülsüm Şimşek: Gazetelerin yayın faaliyetlerinin giderek dijital platformlara taşınması, bu içeriklerin uzun vadeli korunması ve arşivlenmesi konusunda önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Yerel gazeteciler, dijital arşivlerini çoğu zaman kendi imkânlarıyla sürdürülebilir biçimde koruyamamakta; bu nedenle ulusal ve küresel dijital platformlara bağımlı hâle gelmektedir. Oysa yerel basın arşivleri, kentlerin tarihsel ve kültürel hafızasının korunması açısından önemli bir kamusal değer taşımaktadır. Bu nedenle devletin, yerel basın arşivlerinin güvenli biçimde korunması ve gelecek kuşaklara aktarılabilmesi amacıyla dijital arşivleme konusunda destekleyici politika ve teşvik mekanizmaları geliştirmesi önem arz etmektedir.

YORUM

WORDPRESS: 0