İbrahim Damar’ın İlk Öykü Kitabı Beyazın Körlüğü Okurla Buluştu

ANA SAYFAGündem

İbrahim Damar’ın İlk Öykü Kitabı Beyazın Körlüğü Okurla Buluştu

İbrahim Damar’ın ilk öykü kitabı Beyazın Körlüğü, bireyin toplum ve bürokrasi karşısındaki sıkışmışlığını, insan ilişkilerindeki kırılmaları ve gündelik hayatın görünmeyen gerçeklerini ele alıyor. On beş öyküden oluşan eser, okuru vicdan, adalet, yalnızlık ve yabancılaşma kavramları etrafında düşünmeye davet ediyor.

Yelkensiz Derginin 25-30. Sayıları Erişime Açıldı
Muammer Yavaş’ın “Şiir Öldü mü? Hikâye Yaşıyor mu?” Adlı Düzyazı Kitabı KDY’den Çıktı!
Yavuz Demirci’nin İlk Şiir Kitabı “Zamanın Unuttuğu Harfler” Okurla Buluştu

ürk öykücülüğüne yeni bir isim daha katılıyor. İbrahim Damar, ilk öykü kitabı Beyazın Körlüğü ile insanın kendisiyle ve içinde yaşadığı toplumla kurduğu ilişkiyi sorgulayan anlatılarını okurla buluşturuyor. Toplumsal hayatın çelişkilerinden bireyin iç dünyasındaki çatışmalara uzanan kitap, insanın gördüğü hâlde görmezden geldiği gerçekleri edebiyatın imkânlarıyla tartışmaya açıyor.

(BASIN BÜLTENİNDEN HABERLEŞTİRİLMİŞTİR.)

On beş öykünün yer aldığı Beyazın Körlüğü, bürokratik düzenin birey üzerindeki etkilerinden güç ilişkilerine, toplumsal kabullerden vicdani sorgulamalara kadar geniş bir meseleler bütünü etrafında şekilleniyor. Damar, gündelik hayatın sıradan görünen olaylarından hareketle insanın kendisine, çevresine ve yaşadığı düzene yabancılaşmasını ele alırken mizah ve ironinin imkânlarından da yararlanıyor.

Bürokrasi, Toplum ve Bireyin Sıkışmışlığı

İbrahim Damar’ın öykülerinde bürokrasi, kurumlar ve toplumsal düzen önemli bir yer tutuyor. Kuralların, evrakların ve prosedürlerin belirlediği kurumsal hayat; bireyin beklentileri, çaresizliği, adalet arayışı ve vicdanıyla karşı karşıya geldiği bir alan olarak değerlendiriliyor. Sistemin işleyişi karşısında bireyin konumu, güç ilişkilerinin insan davranışları üzerindeki etkisi ve toplumsal kabullerin sorgulanmadan benimsenmesi, öykülerin dikkat çekici meseleleri arasında bulunuyor.

Kitapta bürokratik hayatın çıkmazları kadar insan ilişkilerinin kırılganlığına, kayıplara, yalnızlığa ve zamanın geride bıraktığı izlere de yer veriliyor. Damar, bireyin toplumsal hayat içindeki konumunu sorgularken okurun kendi deneyimleriyle ilişki kurabileceği durumlara yöneliyor.

Görmek ile Görmezden Gelmek Arasında

Beyazın Körlüğü, adından başlayarak görme ve farkındalık kavramları etrafında şekillenen bir sorgulama ortaya koyuyor. Kitabın merkezinde, insanın gözünün önündeki gerçeklerle yüzleşmekten neden kaçındığı sorusu bulunuyor. Yazar, bireysel suskunlukların, toplumsal duyarsızlıkların ve alışkanlık hâline gelen kabullerin insan hayatındaki karşılıklarını araştırıyor.

“Bazı şeyleri görmek için gözlere değil, cesarete ihtiyaç vardır.” düşüncesinden hareket eden eser, okuru yaşadığı dünyaya farklı bir dikkatle bakmaya çağırıyor. İnsanların bildikleri hâlde sustukları, fark ettikleri hâlde kabullendikleri ve değiştirme imkânı bulamadıkları durumlar, kitabın temel sorgulama alanını oluşturuyor.

Mizah, ironi ve toplumsal eleştiriyi bir araya getiren Beyazın Körlüğü, insanın içinde yaşadığı düzenle hesaplaşırken kendi tutumlarını da gözden geçirmesi gerektiğini hatırlatıyor. İbrahim Damar, ilk kitabında gündelik hayatın görünürde önemsiz ayrıntılarından insanın vicdanına, toplumsal sorumluluğuna ve varoluşsal yalnızlığına uzanan bir öykü dünyası kurmayı amaçlıyor.

İbrahim Damar Kimdir?

1994 yılında Gaziantep’te doğan İbrahim Damar, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümünden mezun oldu. Lisans eğitiminin ardından Gaziantep Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsünde yüksek lisansını tamamladı.

Kamu görevini sürdüren Damar, yazmayı insanı ve toplumu anlama çabasının bir parçası olarak değerlendiriyor. Gündelik hayatın çelişkileri, bürokrasi ile birey arasındaki ilişkiler, toplumsal davranışlar ve insanın kendi iç dünyasıyla hesaplaşması, edebî ilgisinin başlıca alanlarını oluşturuyor.

Beyazın Körlüğü, İbrahim Damar’ın yayımlanan ilk öykü kitabıdır.

YORUM

WORDPRESS: 0