Mahmut Aksoy | Trajediye Mizahla Karşılık Vermek

ANA SAYFAGündem

Mahmut Aksoy | Trajediye Mizahla Karşılık Vermek

Mahmut Aksoy, haftalık yazılarıyla edebiyat ve sanatın gündemini takip etmeye devam ediyor: "Trajediye Mizahla Karşılık Vermek"

SİN EDEBİYAT DERGİSİNİN 33. SAYISI YAYIMLANDI
Taner Sezgin’in İlk Romanı “Öksüz” Okurla Buluştu
Turan Duman’ın “ Zifiri, Karanlıkta Bırakılan İz” kitabı Çıktı

Mahmut Aksoy | Trajediye Mizahla Karşılık Vermek

“Uzun süredir dünyadan mezun olmuş insanlarımızı sahneye utanmaya davet ediyorum. İşte, alçaklıklarınızla karşınızda insan.”

Böyle bir girişle neyi kastederse etsin bir tiyatro oyunu, izleyici şunun farkına varmalı: Çağımızın insanı trajediye ancak mizahla karşılık verebilen sıfatı taşıyabilir, bunun başka biçimi şimdi uzak ihtimal gibi gözüküyor olsa bile gelecekte değişime uğrayabilir. Merakımı kurcalamıyor da değil, mizah da çıkmaza girerse, ona neyle karşılık verilecek önümüzdeki çağlarda.

 Trajediye çelme takmakla, kahkahayla, vahşilikle beslediğimiz mizah hayvanının bizi boynuzlayıp durmasına dur diyebileceğimiz, çekip durduğumuz çağın ipi incecik, kopuşlarla dolu. Süreç insanının, daha doğrusu çağlar arası köprü insanlarının bu ipteki yamalarını soyut da olsa görüyorum. Zamanı öne çekmek üzere elime çelik bir halat alma istencimin yanında gelecekte bu sefer mizaha neyin çelme takacağını göremeyeceğimin kesinliği bekleme sahnesinde trajediye karşı uslu kalan bir seyirci olma korkunçluğuna itiyor beni.

 Belirsizlik! O vazgeçmenin derin kuyusu…

***

 Yas tutmanın şölene dönüşüyor olduğu dikkatime değer düştü. Bugün mü? Evet. Bugüne kadar yasa olduğu gibi baktım çünkü. Öyle ki olduğu gibi karşılanmış şeyler olduğu gibi kalır.

 Şölen havası fazla bir terim olarak gözüksün istemem. Aksine az bile. Bakalım: bütün kültürlerde ölünün ardından dizayn edilen bir uğurlama, ölünün ardında bıraktığı matemi yumuşatma merasimi vardır. İlk etapta bakıldığında bu tür kalıcı gelenekler yasa ortak olma eğilimi gibi gözüküyor. İkinci bakış etabında ise saçmalığa tahammül etmek için girişilen bir tür uygulama. Ne saçmalığı? Ölüm saçmalığı.

 Trajedi ölümle sonuçlanınca trajedi olma özelliği taşıyor. Oysa yaşamak zorunda kalanlar için bu öyle değildir. Yaşayanın trajedisi olma özelliği taşır. Yaşayanın ölümden uzak kalan trajedisi işte bu noktada mizahın yasına başvurur. Başka çıkar yolu yoktur. Olsaydı, yerini alacak olan işlevsel hâle çoktan getirilirdi.

***

Birinin boyun eğdiği kader, bir diğerinin boyun eğmediği şüpheyi gasp etmeyi göze alabilir, ya da tam tersi. İnançlının ve inançsızın geri beslemeli bu durumunu göz önüme alınca yine ortada durup taraf bulamamanın trajedisini yaşıyorum. Bir inanç besleyicisi olmak ya da inançsız durmak lazımlılığı dışında söylemekyazmakeylemselleşmek benimkisi. Benimkisi salt trajedi. Ölümden nasibini almayan. Kemikte. Yuvası olsaydı, evet, ruh yuvasında trajedim.

YORUM

WORDPRESS: 1
  • comment-avatar
    Şule Hatipoğlu 5 yıl ago

    Etkileyici bir yazı. Belki de çaresi yoktur çağımız insanının, “mizah hayvanı”nı beslemekten başka. Bunca trajediye nasıl tepkisiz kalnır?
    Sizin trajedinizi anlamaya uğraşacağım bir süre. Ölümden nasibini almamış olanı… 
    Ölümden nasip almak?’!
    Kaleminize sağlık.