Osman Karakuş | Benlik Adasından Bir Ses

ANA SAYFADeneme

Osman Karakuş | Benlik Adasından Bir Ses

Daima Edebiyat yepyeni eserlerle yoluna devam ediyor: Osman Karakuş "Benlik Adasından Bir Ses" denemesiyle ilk kez Daima Edebiyat'ta

Daima Edebiyat’ın 24. Sayısı Çıktı
Daima Edebiyat’ın 10. Sayısı “İz” Temasıyla Yayında
Daima Edebiyat’ın 15. Sayısı Yayımlandı

Benlik Adasından Bir Ses
Osman Karakuş

Evet bir başımayım kendimi bu içinde baş etmeye zorladığım ıssız adada. Saklı düşüncelerimin kilitlerini anahtar olmadan istek dışı kıran bu ada, aslında kimliğim ve görünenimin arasındaki çizgide kaybolmamam için vardı. Evet bu fiziksel bir ada değil; zihnimin bana oynadığı kurgusal bir yerleşke idi. Bir distopya görünümlü ütopya kurmuştum kalabalık uzantılara sahip zihnimde. Gerçeklik neydi ki ben içinde bulunduğum ve ait hissettiğim güvenli oda olan bu ıssız adayı sırf gerçeklik algısı dışında sayılıyor diye reddedeyim? Güneş tam da insan zihnindeki imge haliyle görkemli bir o kadar da kasvetli gökyüzündeki yerini almış ancak anlamadığım bir şekilde parlak yüzünü benden gizli tutmayı tercih etmişti. Kendi gerçekliğimdeysem o halde neden istediğimi elde edemiyorum? Neden güneş yüzünü bana bir insanın diğerine sırt çevirmesi gibi çeviriyor? Issız olan bu ada da mı benim yalnızlığımın bir yansıması olacaktı?

Hep garipserim, bazen tatmin olamıyor insan sahip olduklarına odaklanmak yerine olmadıklarıyla meşgul olurken. Adaları her daim samimi; bundan dolayı da kendime yakın bulduğum doğru. Kalabalık içinde ama kalabalıktan uzak olan bu yerler insanın etrafını sarıp sarmalayan gelişigüzel ilişkilerin ortasında yer alan ve güven veren tek limanın kendisi olduğunu hatırlatıyor bana. Issızlığıma bir çare aramıyorum; yanlış anlaşılmasın ancak evet bir çare peşinde koştuğum doğrudur umarsızca. İçinde bulunduğum bu sözde ıssız ada bile her güne onu yalnız bırakmayan güneş ile başlarken ben kendimle olan savaşımı yine kendi başıma sürdürüyorum. Gerçi muhtemelen bir uzantım olsa kendimi tamamen kaybetmem kaçınılmaz olurdu. Bu içinde olduğum benlik adasının güneşi de epey kavuruyor gizliden gizliye bulutların arasında bana sırtını dönmüş bir vaziyette olmasına rağmen…

Bu hiçliğin ortasına uzanmış iken ince uzun gölgemle baş başa olduğumu fark ettiğimde bunun bana küs olduğunu düşündüğüm güneş sayesinde gerçekleştiğini düşündüm. Zihnim bana bir oyun mu oynuyordu yoksa ben mi zihnimle oynuyordum bilemem ancak bir zamanlar birilerinin zihnimle oynamasına; onu benliğimden çekip koparmasına izin verdiğim inkâr etmeyeceğim kritik bir noktaydı. Sıkça, düşüncelerimin hâkimi ben miyim yoksa gölgelerden bir uzantı mı hâkimi diye düşünürken bulurum kendimi bu ıssızlığın fırtınasının bile sesinin kulağıma etki etmediği adada. Birçok konuda emin değilim ancak ıssız ada gibi ıssız olmak istemediğime dair üzerime çok varıyorum. Bunca zaman, zamana karşı koyamayacağını ve onunla yarışamayacağını er geç anlayan biri gibi diretmiştim hissizlikte ıssızlaşmakta.

Virginia Woolf bir konuda haklıydı; kendine ait bir odası olmalıydı insanın. Bir odası; bir adası değil, benimki gibi derinliklerde kaybolmasına sebebiyet verecek bir adası değil. Ütopyamda kapılara; kilitli kapılara ve zincir vurulmuş zihinlere yer vermek istemiyordum. Beni, seni, sizi “ben” olmaktan sıyıran maskelerden kurtarmayı görev bilerek bunu yapmalıydım. Kurgusal yerleşke olarak bahsettiğim bu ada bana fiziksel dünyada tatmadığım gerçekliği tattırmış ve bu beni yıllar sonra heyecanlandırmıştı sanırım. Sanırım diyorum zira kesin yargılardan fazla iddialı oldukları kanaatine vardığım noktadan beri kaçınmaktayım. Düşünüyorum, düşünüyorum… Belki de sorun zihnimin bir uzantısı olan bu ıssız adada yarattığım benlikten kaynaklı değildi; sorun gölgemin benliğimdeki eğreti yansımasıydı. Boynumu eğdiğim günler, aylar ve yılların ardından ilk kez başımı kendimden emin bir şekilde kaldırmıştım. Güneş sanırım biraz önce bulutların arasından bana göz kırpmış olacaktı ki tenimdeki nüfuzunun uyandırdığı yakıcı his bir an için hoşuma gitmiş ve yüzüme ikircikli bir tebessüm kondurmuştu.

YORUM

WORDPRESS: 0