Yazarlar Ne Okuyor Soruşturması’nda Faik Öcal’ın Konuğu M. Sedat Sert

ANA SAYFASöyleşi ve Soruşturmalar

Yazarlar Ne Okuyor Soruşturması’nda Faik Öcal’ın Konuğu M. Sedat Sert

edebiyatdaima.com için kitap dostlarına 10 soru yöneltiyoruz. Yazarlar Ne Okuyor Soruşturması’nda Faik Öcal’ın Konuğu M. Sedat Sert.

Faik Öcal’ın Yeni Kitabı “İnsan Özgürleştikçe İnsandır” Çıktı
Faik Öcal | Ayrılık Rüzgârları
Faik Öcal’dan Yeni Roman: Silinmek

Yazarlar Ne Okuyor Soruşturması’nda Faik Öcal’ın Konuğu M. Sedat Sert

edebiyatdaima.com için kitap dostlarına 10 soru yöneltiyoruz. Konuğumuz M. Sedat Sert (Şiraze dergisi editörü)

Kitaplarla ilk tanışmanız nasıl oldu?

Okuma yazma öğrenen her insan ilk önce çocuk kitaplarıyla başlar elbette. Ama iyi bir okur olmak için kitapların dünyasını keşfetmek gerekir. Üniversite tahsili için memleketim Kastamonu’dan Ankara’ya gidince yeni bir dünyanın kapıları da aralanmış oldu. Üniversite yıllarım sahaf, kitapçı, hurdacı pazarı, antika pazarı, mezat, müzayede, yayınevi ve dergi yazıhanelerinde geçti. Hem kitaplarla hem kitapları yazanlarla hem de kitapları muhafaza edenlerle geçen gençlik yılları sağlam bir temel için önemli diye düşünüyorum. Kitaplarla hakiki dostluğum üniversiteye gidişimle başladı, diyebilirim.

Sizin için kitabın nasıl bir manası vardır?

“Oku” emrine muhatap insanlarız. Okumak bizim için yemek içmek gibi, uyumak gibi, nefes almak gibi hayati bir mesele aslında. Kendi penceremden bakınca; sadece kitap okuyan değil, kitaplarla yaşayan biriyim. Şu an kitaplarım Kastamonu’da ve Bursa’da dağınık olsa da kitaplarla çevrili bir odada yaşamak çok huzurlu bir his veriyor. Bu duyguyu ancak kitap sevdalıları bilir. Ayrıca kitaplar, zamandan ve mekândan azade olmanızı mümkün kılıyor.

Nasıl kitap okursunuz?

Gecenin sessizliğinde okumak, kitaba odaklanmak için iyi bir zaman dilimi. Ama serin bir ağaç gölgesinde veya tenha bir deniz kenarında okumak da zihnimi dinlendirmek için güzel bir tercih oluyor. Kitaba zarar vermeden, kurşun kalemle önemli satırların altını çizerek ve sayfa kenarlarına kısa hatırlatma notları alarak okurum. Kitabı rulo yapan editörler(!) görüyoruz maalesef. Kitapseverlerin asla tahammül edemeyeceği bir davranıştır bu.

Kitap tercihinizi neye göre yaparsınız?

Benim asıl okuma ve araştırma alanım edebiyat, kitabiyat ve kültür tarihi. Ama felsefeden tarihe, sanattan tasavvufa varıncaya dek farklı sahalarda okuma/araştırma yapıyorum. Yeni çıkan, unutulan veya eskimeyen kitapları takip ediyorum; her kitabı almasam/alamasam bile incelemek mecburiyetindeyim. Zira sorumluluğu omuzlarımda olan Şiraze, kitap kültürü ve eleştiri dergisi olduğu için kitaplar hakkında az çok fikir sahibi olmam, yeni kitaplardan yazarları haberdar etmem gerekiyor.

Kütüphanenizde kitapları ne sıklıkla değiştiriyorsunuz?

Şu an için kütüphanemin ciddi bir kısmı Kastamonu’da kaldı. Bursa’da daha ev sahibi olup yerleşik düzene geçemediğimiz için buradaki kitaplar raflarda, kolilerde ve Yenişehir’de köyde duruyor. Bir tasnif veya tertip içinde değil maalesef. Eve yeni gelen kitaplar, sevgili eşimin de izniyle evin müsait bir yerinde ikamet ediyor şimdilik…

Okuduğunuz kitaplarla aranızda nasıl bir bağ var?

Önceden kitaplarla daha sıkı bağım vardı ama şimdi imzalı, koleksiyonluk veya kaynak eserler dışındaki kitapları -eğer bulmam zor değilse- doğru kişiye hediye de edebilirim. Ancak kitap hediye edildikçe değersizleşiyor gibi geliyor. Zira insanlar başka ihtiyaçlarına ve isteklerine para bulabilirken sıra kitaba gelince cimrileşmeleri ya da kitaba para verilmesini anlamsız bulmaları garip bir durum.

Kitapların içeriğiyle kurduğum bağ ise kitabın türüne göre değişiyor. Bazı kitapları bitmesin diye okursunuz, ertesi güne bırakırsınız, heyecanla ertesi günü beklersiniz. Öylesi kitaplar sizi bu dünyadan çekip alır, farklı bir iklime taşır.

Ödünç kitap verir misiniz?

Çok elzem olmadıkça ödünç kitap almak ve vermek kitapseverlerin tarzı değildir.

Şimdi okuduğunuz kitabın ismini söyleyebilir misiniz?

Dergicilik sebebiyle aynı anda birçok kitabı okumam/incelemem gerekiyor. Ama şu an Kudret Ayşe Yılmaz’ın Dergâh Yayınları’ndan çıkan yeni romanı Karanlık Sular Ardında’yı okuyorum. Ayşe Hanım, 2000 sonrasının -görünmeyen ve görülmeyen- iyi romancılarındandır.

Kütüphanenizdeki “müstesna güzeller” dediğiniz kitaplar hangileridir?

Yazma eserler ve imzalı kitaplar. Çünkü nadir ve nadidedir.

Son olarak bize sevdiğiniz kitabi bir söz söyleyebilir misiniz?

Aforizmalar pek bana göre değil ama Cemil Meriç’in şu sözünü severim: “İnsanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım. Kelimelerle munisleştirmek istedim düşman bir dünyayı.”

YORUM

WORDPRESS: 0