Düzyazı editörümüz Faik Öcal'ın yaptığı "Yazarlar Ne Okuyor" soruşturmasında bu haftaki konuğu Recep Kayalı.
Soruşturmayı Yapan: Faik Öcal
Daima Edebiyat dergisi için kitap dostlarımıza 10 soru yöneltiyoruz. Bu haftaki konuğumuz Recep Kayalı.
Kitaplarla ilk tanışmanız nasıl oldu?
Babam matbaa işçisiydi. Dolayısıyla bastıkları kitapları, ansiklopedileri, dergileri eve getirirdi. Kitap çocukluğuma dair hatırladığım en net materyal. Misafirliğe gittiğimde kütüphanesi, kitaplığı olmayan evlere çok şaşırırdım. Okumayı öğrendikten sonra ise benim için kendimi inşanın hammaddesi oldu.

Sizin için kitabın nasıl bir manası vardır?
Bu sorunun cevabı her döneme, yaşa, anlık ruh hâline göre değişkenlik gösterir. Hayatımın büyük bir bölümünde en uzun süre ilişki kurduğum, hayatı öğrenmekte, kendimi inşa etmekte en büyük yardımcımdı. Sosyalleşmek için, kendi hayatımdaki insanları belirlediğim önemli bir araçtı. Yazar olduktan sonra ise başka bir olgu hâline geldi. Benden kalan bir iz, benim oluşturduğum benden üstün bir varlık.

Nasıl kitap okursunuz?
Çeşitli okuma pratiklerim vardı. “İşte her ülkeden bir yazar okuyacağım” “Bak şu adam iyiymiş diğer kitaplarını okuyayım” vb. Eğer kitap beni kolaylıkla içine alabilirse zaman, mekân fark etmeksizin dış etmenlerden etkilenmeden okur bitiririm. Çok sevdiysem kitabı belirli bir süre sonra yine okurum. Sanırım bu mizacımla alakalı bir konfor alanı oluşturma telaşıyla ilgili.
Kitap tercihinizi neye göre yaparsınız?
Roman, öykü, hatıra ve deneme kitaplarına öncelik veriyorum. Sevdiğim yazarlara, coğrafyalara ve merak ettiğim konulara göre şekillendiriyorum. Ya da bazen kitapçı gezip ismi hoşuma giden bir kitap seçtiğimde oluyor. Öğrenciyken hem ucuz hem de öykü ile roman arası gezinen bir tür olduğu için çok fazla novella okumuştum mesela. İnsan binlerce yönü, yolu, bilinmezi olan bir varlık. Yani sürekli aynı şekilde yaşayan aynı biçimde tercih yapan insan olamaz zaten. Tavsiye üzerine kitap okumam sadece.

Kütüphanenizde kitapları ne sıklıkla değiştiriyorsunuz?
Değiştirmiyorum. Ekliyorum. Belirli bir sıklığı yok açıkçası.
Okuduğunuz kitaplarla aranızda nasıl bir bağ var?
Yazarlar kitapları zevk almak için okumuyorlar açıkçası. Ya da nasıl diyeyim profesyonel bir yazar olduktan sonra kitaplarla olan ilişkiniz daha çok kendinizi nasıl geliştirebileceğiniz, neler katabileceğiniz üzerine oluyor Yine de duygusal bağ kurduğum çok kitap var. Dönüp dönüp okuduğum.
Şimdi okuduğunuz kitabın ismini söyleyebilir misiniz?
John Cheever – Elmalar Diyarı
Kütüphanenizdeki “müstesna güzeller” dediğiniz kitaplar hangileridir?
Çok fazla kitap var. El Greko’ya Mektuplar, Başkaldıran Kurşunkalem, Bir Sandık Müşahidinin Uzun Günü, Tasmalı Güvercin, Tek Tabanca, Sinek Isırıklarının Müellifi… Bunlar geldi aklıma.
Son olarak bize sevdiğiniz kitabi bir söz söyleyebilir misiniz?
El Greko’ya Mektuplar’da küçük Kazancakis’in kendisini çok seven, sürekli başını okşayan, saçları yüzüne düşen Müslüman kadın komşusu defnedilirken “Peki ya saçları, onlara ne olacak?” diye sorduğu cümleyi söyleyebilirim.



YORUM