Afyonkarahisar’da Yerel Basının Tarihsel Gelişimi: Prof. Dr. Turan Akkoyun ile Bir Değerlendirme

ANA SAYFASöyleşi ve Soruşturmalar

Afyonkarahisar’da Yerel Basının Tarihsel Gelişimi: Prof. Dr. Turan Akkoyun ile Bir Değerlendirme

Ahmet Şahin, Prof. Dr. Turan Akkoyun'la Afyonkarahisar basın tarihi ve yerel basın üzerine bir söyleşi yaptı.

Çelebi Dergisi, 5. Yılını Gururla Kutladı
Osmaniye’de Süreli Yayıncılığın Serencamı
Kars Yerel Medyası Üzerine Prof. Dr. Nebahat Arslan ile Tarihsel Bir Değerlendirme

Ahmet Şahin, Prof. Dr. Turan Akkoyun’la Afyonkarahisar basın tarihi ve yerel basın üzerine bir söyleşi yaptı.

Ahmet Şahin: Afyonkarahisar Basını Üzerine gerçekleştirdiğiniz çalışmalar nelerdir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun:

  • “Meşrutiyet ve Cumhuriyet Devirlerinde Afyon Basınının Kökleşmesi ve Etkisi”, Toplumsal Tarih, 1997, ss. 46-53.
  • Ömer Fevzi Atabek ve Afyon Vilayeti Tarihçesi, Afyon 1997.
  •  “Afyon İlçelerinin Basın Tarihi Üzerine Bir Araştırma”, Güneyde Kültür, 1998, ss. 110-119.
  • “Bursa Erkek Liseli Bir Sima: Dr. Aygen”, UÜ I. Halk Kültürü Sempozyumu, Bursa 2002, ss.769-773.
  •  Afyonkarahisar Basın Tarihi, Afyonkarahisar Belediyesi Yay., 2015.
  • Afyonkarahisar Basın Tarihi, AKÜ BAPK 13FENED14 nolu proje, Afyonkarahisar 2015.
  •  “Afyonkarahisar Kent Müzesi’nin Kuruluş Çalışmaları”, ALKÜ 2. Sosyal Bilimler Sempozyumu, Alanya 2017, ss. 843-862.
  • “Afyonkarahisarlı Abdullah Mahir Erkmen”, Uluslararası Balkan Üniversitesi III. Uluslararası Sosyal Bilimler Araştırmaları Kongresi, Üsküp 2018, ss. 376-386.
  • “Kent Müzesinin Akademik Unsurları: Afyonkarahisar Örneği”, VIII. Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumu, 2018, ss. 258-271.
  • “ Mahalli Basına Değer Verenler Hususunda Proje Sistematiği”, İletişimciler Diyor Ki, Konya, 2020, ss. 73-96.
  •  “Medya ve Gündemin Şekillendirilmesi”, Eskişehir Türk Ocağı, 2022.

Ahmet Şahin: Yerel basın tarihi çalışmalarının, Türkiye genelindeki basın tarihi araştırmalarına katkısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Afyonkarahisar örneği bize hangi yeni imkânları sunuyor?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Yerel basın, büyük kentlerin dışında kalan il, ilçe ve beldelerde farklı aralıklarla yayımlanan ve bulundukları bölgenin haber, gelişme ve sorunlarını gündeme taşıyan yazılı basın organlarıdır. Bu yayınlar, yerel halkın ihtiyaçlarını ve beklentilerini ilgililere aktarmayı hedeflemekte, aynı zamanda bireylere yaşadıkları yerle bağ kurma ve “yer duygusu” kazandırma işlevi üstlenmektedir. Kentin gündelik ihtiyaçlarını, kültürel ve sosyal etkinliklerini aktaran yerel basın, bireyin yaşadığı topluluğun bir parçası olduğu bilincini güçlendirir.

Kitle iletişim araçlarının gelişiminde iki yönlü bir süreç gözlenmektedir. Bir taraftan küresel ölçekte sınırları aşan bir bütünleşme yaşanırken, diğer taraftan da küçük kasaba, semt ve mahalle ölçeğinde yerel gazeteler ve radyoların yaygınlaştığı görülmektedir.

XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nde resmi gazetelerin yanı sıra farklı bölgelerde özel girişimlerle yerel gazeteler de kurulmuştur. 1864 ve 1871 tarihli vilayet nizamnameleri ile eyalet sisteminden vilayet sistemine geçilmiş ve her vilayette basılı malzeme ihtiyacını karşılamak üzere matbaalar oluşturulmuştur. Birinci Dünya Savaşı öncesine kadar devlet desteğiyle sayıları artan yerel gazeteler, savaşın başlamasıyla durgunluk yaşamış, bir kısmı kapanmak zorunda kalmıştır. Ancak “Türklüğün ölüm-kalım savaşı” Milli Mücadele şartlarında halkın desteğiyle yerel basının yeniden canlandı. Bu dönemde, Anadolu Ajansı gibi ulusal ölçekte önemli haber kuruluşları da kurulmuş, yerel basının özellikle İstanbul ve Anadolu’nun stratejik illerinde (Erzurum, Sivas, Kastamonu, Balıkesir, Konya, Sivas, Trabzon, Antalya, Afyonkarahisar vb.) yayın faaliyetleri hız kazandı. Yayımları yerel, bölgesel, ulusal hatta uluslararası alanlarda dikkatle takip edildi.

Sonuç olarak, yerel basın tarihsel süreçte hem halkın haber alma ihtiyacını karşılamış hem de Türklüğün mevcudiyet mücadelesinin sesini duyurma misyonu üstlendi. Her türlü bilimsel ve teknolojik gelişimden yararlanmış halde günümüzde de hem kültürel kimliği pekiştiren hem de demokratik katılımı destekleyen önemli bir kitle iletişim aracı olarak varlığını sürdürmektedir.

Ahmet Şahin: Basının yalnızca haber aktaran bir mecra değil, aynı zamanda bir toplumsal hafıza ve kimlik inşa aracı olduğu düşünüldüğünde, Afyonkarahisar basını bu rolü hangi yönleriyle üstlenmiştir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Yerel basın çalışanlarının toplumla doğrudan temas halinde oldukları ve kamusal bilgilendirme süreçlerinde kritik bir işlev üstlendikleri açık bir haldedir. Bu nedenle, yerel gazetecilerin mesleki donanımlarını geliştirmeleri ve nitelikli habercilik örnekleri ortaya koyabilmeleri için sürekli eğitim ve meslek içi gelişim programlarına yönelmeleri bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Meslek içi eğitim, yalnızca bireysel becerilerin artırılmasına değil, aynı zamanda yerel basının kurumsal anlamda güçlenmesine ve kamu yararına hizmet etme kapasitesinin artmasına da katkı sağlamaktadır.

Afyonkarahisar Basınının Toplumsal Hafıza ve Kimlik İnşasındaki Rolü; Basının yalnızca haber aktarma işleviyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda toplumsal hafızayı besleyen ve yerel kimliğin inşasına katkıda bulunan bir araç olduğu kabul edilmektedir. Mevlevilik, Sultan Divani, Kadınana, Sahipata, Büyük Taarruz, İstiklal, şehrin kurtuluşu vb. örnekler söz konusu kabulün örneklerinden sadece bir kaçıdır. Bu bağlamda Afyonkarahisar basını, hem tarihsel gelişim süreci hem de içerik özellikleriyle söz konusu işlevi belirgin biçimde yerine getirmiştir.

1. Tarihsel Süreklilik ve Bellek Oluşturma:

Afyonkarahisar’da yayımlanan gazeteler, kentin sosyal, ekonomik ve kültürel gelişim evrelerini belgeleyen birer arşiv işlevi görmektedir. Yerel gazeteler, özellikle Milli Mücadele yıllarında hem ulusal mücadelenin sesi olmuş hem de yerel halkın günlük yaşamına dair ayrıntıları kaydederek kentin hafızasını canlı tutmuştur.

2. Kimlik ve Aidiyet Duygusunun Güçlendirilmesi:

Yerel basın, Afyonkarahisar’ın sahip olduğu kültürel değerleri, gelenekleri ve coğrafi özellikleri öne çıkararak okuyuculara bir “yer duygusu” kazandırmıştır. Kentin tarımsal üretimi, gastronomisi (örneğin sucuk ve kaymak gibi simgesel ürünler), folkloru, tarihi yapıları, kasabaları, köyleri ve bunlara dair gerçekleştirilen etkinlikler ile bilimsel çalışmalar sıkça haber konusu edilerek bölgesel kimliğin ortak sembollerine dönüştürülmüş aidiyet duygusunun pekişmesine katkı sağlamıştır.

3. Sosyal ve Kültürel Etkinliklerin Yaygınlaştırılması:

Afyonkarahisar’daki tiyatro, konser, festival ve sergi gibi etkinliklerin yerel basında düzenli şekilde işlenmesi, kentin kültürel yaşamının canlı tutulmasına katkıda bulunmuştur. Düğün, asker uğurlama vb. müştereklikler medya ürününe dönüştürülmüştür. Bu durum, kent sakinlerinde ortak bir yaşam alanı bilinci ve kültürel aidiyet duygusunu pekiştirmiştir.

4. Halkın Taleplerini İlgililere Aktarma:

Yerel basın, Meşrutiyet döneminden itibaren Afyonkarahisar halkının sorunlarını, beklentilerini ve şikâyetlerini dile getirerek yöneticilerle toplum arasında bir köprü işlevi üstlenmiştir. Bu yönüyle basın, yalnızca kimlik oluşturma sürecine değil, aynı zamanda demokratik katılımın gelişmesine de hizmet etmiştir. Cumhuriyet dönemindeki demokratik gelişmelerin tamamında halkın talepleri dikkate alınmıştır. Gerek basın yöneticilerinin, gerek yazarların önemli bir kısmının eğitimci olması içerik üretim ve tüketim seviyesini çok daha yukarıya taşımıştır.

Sonuç olarak, Afyonkarahisar basını, yalnızca günlük olayları aktaran bir mecra değil; kentin tarihini kayıt altına alan, kültürel değerlerini görünür kılan, ortak aidiyet bilincini güçlendiren ve halkın sesi olarak toplumsal hafıza ile kimliğin inşasında etkin rol oynayan yüzyılı aşan tecrübeye ve birikime sahip bir kurumdur.

Ahmet Şahin: Meşrutiyet yıllarında Karahisar-ı Sahib, Ferda, Neşe gibi gazetelerin ortaya çıkışı, şehirdeki entelektüel ve siyasal atmosfer hakkında bize hangi ipuçlarını verir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Meşrutiyet Döneminde Afyonkarahisar Basınının Ortaya Çıkışı ve Anlamı: II. Meşrutiyet yılları (1908–1918), Osmanlı coğrafyasının pek çok kentinde olduğu gibi Afyonkarahisar’da da basın faaliyetlerinin yoğunlaştığı bir dönemdir. Bu süreçte Karahisar-ı Sahib, Ferda ve Neşe gibi gazetelerin yayımlanmaya başlaması, kentin entelektüel ve siyasal atmosferine dair önemli ipuçları sunmaktadır.

1. Siyasal Katılım ve Fikir Özgürlüğü Arayışı

II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte özgürlük, eşitlik ve meşveret gibi kavramların gündelik yaşamda daha çok tartışılır hale gelmesi, taşra kentlerinde de yankı bulmuştur. Demiryolu ulaşım ağı üzerindeki Afyonkarahisar’da gazete çıkarılması, halkın siyasal gelişmeleri takip etme ve tartışmalara katılma isteğini yansıtmaktadır. Bu durum, şehirde belirli bir siyasal bilinç ve katılım arzusunun varlığına işaret eder.

2. Entelektüel Canlanma

Söz konusu gazeteler, yalnızca siyasetle sınırlı kalmamış; eğitim, kültür, sosyal yaşam ve edebiyat gibi alanlarda da yazılar yayımlamıştır. Bu çeşitlilik, enfes bir kültür coğrafyası Afyonkarahisar’da entelektüel bir çevrenin bulunduğunu ve yerel basının bu çevrenin fikir üretiminde bir mecra işlevi gördüğünü göstermektedir.

3. Yerel Kimlik ve Modernleşme Dinamikleri

Gazetelerin varlığı, Afyonkarahisar halkının yalnızca merkezi idarenin değil, aynı zamanda kendi kentlerinin sorunlarını da gündeme taşıma ihtiyacını ortaya koyar. Bu da yerel kimlik bilincinin güçlendiğini, modernleşme sürecinde basının bir araç olarak kullanılmaya başlandığını gösterir.

4. Toplumsal Hareketlilik

Gazetelerin süreklilik gösterebilmesi, şehirde okuryazar bir kesimin varlığını ve bu kesimin basına talep yarattığını ortaya koyar. Bu, toplumsal hareketliliğin arttığını, eğitim düzeyinin yükseldiğini ve kamusal tartışma kültürünün şekillendiğini düşündürmektedir. Toplumsal hareketlilikte daha önce vurgulandığı üzere demiryolu ulaşımının etkisini dikkat almak faydalı olacaktır.

Meşrutiyet yıllarında Afyonkarahisar’da yayımlanan Karahisar-ı Sahib, Ferda ve Neşe gibi gazeteler, şehrin yalnızca siyasal gelişmelere duyarlı bir yapıya sahip olduğunu değil, aynı zamanda entelektüel açıdan canlı, toplumsal olarak da katılımcı bir atmosfer barındırdığını göstermektedir.

Ahmet Şahin: Milli Mücadele döneminde Afyonkarahisar basınının “elini taşın altına koyması” ifadesini biraz açar mısınız? Hangi gazete ve dergiler bu direnişin en somut temsilcileri olmuştur?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Bilindiği üzere Milli Mücadele Türklüğüm ölüm-kalım kavgasıdır. Bu hususta daha önce şu araştırmalarımızı hedef kitleye ulaştırmıştık;

  • Milli Mücadele ve Türk İnkılâbı, Konya 1994.
  • Türk İnkılâp Tarihi, Afyon 1997.
  • Milli Mücadele’de Aydın Kuvâ-yı Milliyesi, Afyonkarahisar 2014.
  • “Büyük Taarruz İletişimi”, 100. Yılında Büyük Taarruz ve Başkomutan Meydan Muharebesi, Afyonkarahisar 2023, ss. 924-938.
  • “Cumhuriyet Coşkusuna Sanatsal Katkı”, Söke, 2022.
  • “Milli İrade ve Bin Yıllık Hesap: Sevr”, Yerli Düşünce, 2020, ss. 13-17.
  • “Balıkesir’den ‘İzmir’e Doğru’ Milli İstiklal Hasreti”, Milli Mücadele’nin 100. Yılında Balıkesir, 2020, ss. 379-388.

Atatürk, henüz Büyük Millet Meclisi açılmadan bizzat Anadolu Ajansı’nın kurarak iletişim stratejini somutlaştırmıştı. Zaferin kazanılmasında Kocatepe, Çiğiltepe, Erkmen, Sincanlı gibi kilit noktalara sahip şehrin basını savaşın tamamında vilayette, havalide, ülkede ve yurt dışında dikkatle takip edilen yayınlarıyla “elini taşın altına koymuş” hatta bunun faturasını fazlasıyla ödemiş, haklı bir gururu matbaalarıyla, muhabirleriyle, kalemleriyle taşıma hakkı kazanmıştır.

Ahmet Şahin: Haber, Sonhaber, Duyum gazeteleri ve Taşpınar dergisi gibi yayın organlarının şehrin sosyal-kültürel hafızasını bir “havuz” gibi toplaması, günümüz araştırmacıları açısından nasıl bir arşiv değeri taşımaktadır?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: İletişim ve iletişim bilimleri araştırmalarında basında yayınlanan ajans metinleri, haberler, makaleler, fotoğraflar önem arz etse de söz konusu gazete ve dergilerin edebiyat, sosyoloji, siyaset bilimi başta olmak üzere disiplinler arası her türlü incelemenin tabii arşivi durumunda kütüphanelerdeki yerleri almıştır. Aynı yayın organları cumhuriyetin ilk çeyreğinde yayınlanarak erken dönem cumhuriyetin yerel çizgisini açık bir şekilde yansıtmaktadır.

Ahmet Şahin: Kocatepe Gazetesinin üç ayrı dönemde yayın hayatına devam etmesi, Afyonkarahisar’da süreklilik ve kopuş noktaları bağlamında neyi gösterir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Atatürk döneminin sonlarında yayın faaliyetine başlayan Kocatepe üç ayrı devre halinde yayımlanmıştır. Yerel basına ilişkin haber, yorum ve yazılar incelenmiş; şehrin basın akışındaki zihniyeti belirlenmeye çalışılmıştır. Bu açıdan en çok yararlanılan gazete ve dergilerin içinde yer almaktadır. Projemiz şehrin önemli temsilcilerinden Kocatepe Gazetesi’nin Afyonkarahisar’da bilinenden farklı olarak iki değil üç ayrı dönemde yayınlandığını ortaya koymuştur. Buna göre Kasım 1937 tarihinde Kocatepe Dergisi ilk defa on beş günde bir çıkarılarak yayın hayatına atılmış, çok geçmeden Eskişehir’e nakil olmuştur. İlk yayınlanmasında İmtiyaz Sahibi Faruk Şükrü Yersel, Yazı İşleri Müdürü Abdullah Mahir Erkmen’dir. 1948 yılı başından itibaren bu defa Rüştü Kutman’ın fiili idaresinde ikinci defa yayın kervanına iştirak etmiştir. Demokrat Parti iktidarının ortalarına kadar yayınlanmıştır. 1962 yılında yayınlanması bir kere daha gündeme gelmişse de darbenin ağırlığı altında gerçekleştirilmesi mümkün olamamıştır. Kocatepe’yi üçüncü defa yayınlamak İbrahim – Şükrü Küçükkurt kardeşlere nasip olmuştur. 30 Ağustos 1965 tarihinden beri yayınlanmaktadır. Söz konusu gazete üç ayrı dönem yaşamasına rağmen Afyonkarahisar yerel basınına her bakımdan kaynak görevi görmektedir. 1970 li yıllarda o günün şartları dahilinde PTT vasıtasıyla yurt dışına ve onlarca vilayete gönderilerek etkili olmuştur. Yayım hayatı boyunca hizmetleri kadar farklı dönemlerde Hakikat, Sadakat, Olucak, Türkeli, Birlik, Bolvadin Haber, Odak gazeteleri ile çekişmeleri şehrin basın zenginliğine katkı sağlamıştır. Türkeli hariç diğerleri bugün sadece kütüphanelerde bulunmaktadır. Özel sayılarında Türkeli Gazetesinin imtiyaz sahibi Dr. Mehmet Saadettin Aygen’in makale kaleme alması çekişmenin tatlı bir rekabet olduğunu ortaya koymaktadır. Şehrin basın kuruluşu olmasının ötesinde “gazeteci mektebi” görevi üstlenen iki gazetesinden birisi konumunu muhafaza etmektedir. Yayımına iki defa ara vermesi bir kopuştan ziyade diğer faktörlerin etkisinden kaynaklanmıştır.

Ahmet Şahin: Demokrat Parti yıllarında yayınlanan Türkeli gazetesinin “idealist düşünceler” ile çizdiği hat, dönemin siyasal-toplumsal dinamikleriyle nasıl örtüşmektedir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Vilayet basınının iki armadadan birisi aralıksız en uzun süredir yayınlanması bakımından Türkeli, ilk andan itibaren Türk milletinin idealist düşüncelerini yansıtmaktadır. Bunda kurucusu ve kırk yıla yakın imtiyaz sahibi Dr. Aygen’in Türk kültürü, devleti, milleti ve halkı anlayışı etkili olmuş ve şehirde Türk milliyetçiliği ideolojisinin tesisine katkı sağlamıştır. Türkeli gazetesinin imtiyaz sahibi, köşe yazarı ve araştırmacısına dair sürdürülen bilimsel çalışmalar ile değerlendirmeler onun katkısını daha da netleştirmektedir. Askeri darbe dönemleri, değişen iktidarlar gazetenin yayınlanmasına engel teşkil etmemiş idealist düşünce anlayışını yayım politikasına yansıtmış, yörede birçok gazetecinin yetişmesine zemin hazırlamıştır. Milliyetçi, demokrat, muhafazakar tavır, Türk kültürünün canlı örneklerini taşıyan yörenin toplumsal dinamiklerini çağdaş demokrasi içinde siyaset sahnesine aktarmıştır. Türkeli, idealinde Türklüğe hizmet eden Ziya Gökalp, Ömer Seyfettin, Rıza Nur, Peyami Safa, Cevat Rifat Atilhan, Nurettin Topçu, Atsız, Arif Nihat Asya, Erol Güngör, Necip Fazıl Kısakürek, Osman Yüksel Serdengeçti, Semiha Ayverdi, Seyit Ahmet Arvasi, Tarık Buğra, Abdurrahim Karakoç, Şule Yüksel Şenler gibi kalemleri okurlarına aktarmıştır. Kurucu imtiyaz sahibinden sonra Hacı Hakkı Özsoy, değişen medya sektörüne rağmen gazetenin ideal düşüncesini sürdürmüş ondan sonra da 1 Kasım 2019 tarihinde nöbeti devretmiştir.

Ahmet Şahin: Sebat, Gençliğin Sesi, Çimento, Karahisar gibi yayınların farklı toplumsal kesimlere seslenmesi, şehrin basınında nasıl bir çeşitlilik doğurmuştur?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Söz konusu gazeteler dikkate değer bir yayın politikası takip etmişlerdir. Hem kendilerini hem de diğer yerel basın temsilcilerini beslemişler “yurt kültürüne katkı” yapmışlardır. Siyasi rekabette de yerlerini almışlar toplumsal hafızayı canlı tutmuşlardır. Künyelerinde “Memleket, İnkılap, Demokrasi” klişeleriyle uzun süre ayakta kalma zorlukları karşısında ara ara birlik olma yoluna gitmişlerse de ekseriyetle teker teker sahneden çekilmişlerdir. Bireysel ve kurumsal çabalarla hedef kitleye hitap eden bu gazeteler yörenin gelişmelerini kayıt altına alarak araştırmacıların çalışma masasına bırakmışlardır.

Ahmet Şahin: Dipçikten Üstün Cop gibi aykırı yayın politikası izleyen örnekler, Afyonkarahisar basın tarihinde ne tür kırılma ya da yenilikleri temsil etmektedir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Düşünce dünyası ve medya aykırı şahsiyet ve kalemlere yabancı değildir. Dipçikten Üstün Cop Gazetesi ve imtiyaz sahibi de bu genel değerlendirmeye uymakta olduğu düşüncesindeyim. Yayınları dikkatle incelendiğinde geçen yüzyılda şehrin fotoğrafını netleştirmek mümkün görünmektedir. Ancak Rahmetli A. Zeki Velidi Togan’ın ısrarla çerçevesini çizmiş olduğu “iç ve dış tenkit” hususlarının tatbiki kaçınılmadır. Aksi durum “dedikodu” ve “çamur atma ve sıçrama” çukuru olacaktır.

Ahmet Şahin: Afyon Zafer gazetesi ile başlayan yeni dönemde basın anlayışının yeniden şekillendiğini belirtiyorsunuz. Bu yeniden yapılanmayı hangi faktörler tetiklemiştir?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Milli Mücadele ve Türk İnkılabı’nın lideri, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Paşa ömrünün her aşamasında iletişimi bir strateji olarak tatbik etmiş, yerelden bölgesele, ulusaldan evrensele milli menfaatler doğrultusunda şekillendirmişti. Zaferin hemen sonrasında Afyonkarahisar’da yayın hayatına başlayan Afyon Zafer de bu strateji yolunda bilhassa yakın birikimden yararlanıp sonraki dönemlere kılavuz görevi üstlenmiş çok önemli bir gazetedir.

Ahmet Şahin: Odak, Kurtuluş, Anahaber, Memleket, Hisar, Kale, Hâkimiyet, Sadakat, Şömendifer gibi yayınlar şehrin basın tarihinde nasıl birer kilometre taşıdır?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Adı geçen basın temsilcilerinin bir kısmı yakın, bir kısmı da daha eski dönemlerde faaliyet göstermiş hepsi yerel ve ulusal demokrasinin pekişmesinde, memleketin kalkınması hususlarına dikkat çekilmesinde, tutulan ya da tutulmayan sözlerin toplumsal hafızaya kazınmasında, hayatın yoğunluğunda gözden uzaklaşan değerlerin ayakta kalmasında misyon sahibi birer kilometre taşları konumundadır.

Ahmet Şahin: Afyonkarahisar basın tarihini Türkiye basın tarihi içindeki genel eğilimlerle karşılaştırdığınızda hangi benzerlikler ve farklılıklar göze çarpmaktadır?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Afyonkarahisar Basın Tarihi ile Türkiye Basın Tarihi Arasındaki Benzerlikler ve Farklılıklar

1. Benzerlikler

Meşrutiyet’in Etkisi: Afyonkarahisar’da II. Meşrutiyet’le birlikte gazete sayısında artış yaşanması, İstanbul ve diğer Anadolu şehirlerinde olduğu gibi siyasal özgürlük atmosferinin yerel basına doğrudan yansıdığını göstermektedir.

Milli Mücadele Desteği: Türkiye genelinde olduğu gibi Afyonkarahisar basını da Milli Mücadele yıllarında ulusal bağımsızlık hareketini destekleyen bir rol üstlenmiştir. Yerel basın, halkı örgütleme, bilgilendirme ve moral verme açısından işlevsel olmuştur.

Cumhuriyet Dönemi Kurumsallaşma: Cumhuriyet’in ilanıyla birlikte basının modernleşmesi, resmi ilanlar ve kamu politikalarının yaygınlaştırılması amacıyla kullanılmaya başlanması, Afyonkarahisar için de geçerlidir.

2. Farklılıklar

Yerel Öncelikler: Türkiye basın tarihinde İstanbul merkezli yayınlar ulusal politikaları öne çıkarırken, Afyonkarahisar basını daha çok kentin ekonomik, kültürel ve sosyal sorunlarına odaklanmıştır. Bu durum, yerel basının ulusal basından farklı olarak yerel ve aidiyet oluşturma işlevini ön plana çıkardığını göstermektedir.

Süreklilik Sorunu: İstanbul ve Ankara gibi merkezlerde basın faaliyetleri daha düzenli ve kurumsal bir gelişim çizgisi izlerken, Afyonkarahisar basını ekonomik zorluklar, savaş dönemleri ve okur kitlesinin sınırlılığı nedeniyle sık sık kesintiye uğramıştır.

Kültürel Yansıma: Afyonkarahisar basını, kentin yerel kültürünü (Mevlevilik, folklor, gastronomi, gelenekler) öne çıkarma konusunda ulusal basına göre daha belirgin bir rol oynamıştır. Bu yönüyle kentin belleğini aktarmada farklı bir işlev üstlenmiştir.

3. Genel Değerlendirme

Türkiye basın tarihi ile Afyonkarahisar basın tarihi arasındaki ilişki, merkez-çevre dinamikleri üzerinden okunabilir. Afyonkarahisar, üniter idealin peşinde genel eğilimleri takip etmiş; fakat aynı zamanda yerel ihtiyaçlar ve kentin kültürel yapısı doğrultusunda özgünlükler sergilemiş, renklilik ile zenginliği yansıtmıştır.

Afyonkarahisar basını, Türkiye basın tarihinin genel eğilimlerini yansıtırken, yerel kimliğin korunması ve toplumsal belleğin inşası noktasında kendine özgü farklılıklar ortaya koymuştur.

Ahmet Şahin: Yerel basın tarihi çalışmalarının geleceğine baktığınızda, Afyonkarahisar basını araştırmacılar için hangi alanlarda hâlâ keşfedilmeyi bekleyen bir zemin sunmaktadır?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Afyonkarahisar Basını Çalışmalarında Geleceğe Yönelik Araştırma Alanları

1. Arşiv ve Kaynak İncelemeleri

Afyonkarahisar’da yayımlanmış eski gazetelerin büyük bir kısmı henüz sistematik olarak kataloglanmamış veya dijital ortama aktarılmamıştır. Bu nedenle araştırmacılar için, yerel gazete arşivlerinin gün yüzüne çıkarılması ve içerik analizlerinin yapılması önemli bir alan oluşturmaktadır.

2. Sosyo-Kültürel Tarih Bağlantıları

Yerel basının gündelik yaşamı, kültürel etkinlikleri ve toplumsal değerleri nasıl yansıttığı henüz ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Örneğin, basında sıklıkla yer alan tiyatro, müzik, edebiyat ve folklor haberleri, Afyonkarahisar’ın kültürel tarihine ışık tutabilecek zengin bir malzeme sunmaktadır. İlk, orta ve yüksek tahsil kurumlarınca icra edilen sosyo-kültürel faaliyetlerin medya içeriğindeki yerini alması toplumsal hafıza kadar bireysel gelişime de kazanım sağlamaktadır.

3. Siyaset ve Basın İlişkisi

Afyonkarahisar basınının Meşrutiyet, Milli Mücadele, Cumhuriyet’in kuruluşu ve tek parti dönemi gibi kritik siyasal süreçlerdeki rolü daha derinlemesine araştırılabilir. Bu çerçevede, yerel basının merkezi otoriteyle ilişkisi, sansür uygulamaları ve yerel siyasetle etkileşimi önemli inceleme konularıdır. Cumhuriyet dönemi demokrasi deneyiminin yerel ve yöresel yansımaları demokratik kazanım araştırmalarının özgün kaynakları arasında yer almaktadır.

4. Ekonomi ve Basın İlişkisi

Afyonkarahisar’ın tarım, ticaret ve sanayiye dayalı ekonomik yapısının yerel basına nasıl yansıdığı; reklamlar, ticari ilanlar ve haberler üzerinden çözümlenebilir. Bu, basının aynı zamanda kentin ekonomik belleği olarak nasıl işlev gördüğünü ortaya koyabilir.

5. Karşılaştırmalı Çalışmalar

Afyonkarahisar basınının, Anadolu’nun diğer şehirlerindeki basın faaliyetleriyle karşılaştırılması; benzerlikler, farklılıklar ve bölgesel basın kültürleri arasındaki etkileşimleri ortaya koyabilir.

Afyonkarahisar basını, yalnızca kentin tarihini belgeleyen bir kaynak değil, aynı zamanda kültürel, siyasal ve toplumsal araştırmalar için hâlâ büyük ölçüde keşfedilmeyi bekleyen bir laboratuvar niteliği taşımaktadır.

Ahmet Şahin: Son olarak ne eklemek istersiniz?

Prof. Dr. Turan Akkoyun: Yerel gazeteler, birer aile gazetesi ya da ilkokul veya lise mezunu elemanların çalıştıkları bir yapılanmadan kurtarılmalıdır. Bu noktada iletişim fakülteleriyle kalıcı ve güçlü bir işbirliği sağlanmalıdır. Türkiye’de yerel basının hem yaygınlığını, hem de toplumsal yaşamdaki etkinliğini olumsuz yönde etkileyen sorunların çözüme kavuşturulması; yerel basının önemini artıracak ve gelişimini de beraberinde getirecektir. Bu bağlamda yaygın basın ile yerel basın arasında oluşturulacak işbirliği de son derece önemlidir. Devletin, gücünü ve olanaklarını gerektiği ölçüde, gerçek anlamda gazetecilik yapmaya çalışan yerel gazetelerin desteklenmesi için kullanması da, gerek ülke demokrasisinin gerekse yerel demokrasinin korunması ve güçlendirilmesi yolunda yararlı olacaktır.

YORUM

WORDPRESS: 0