Tuncer Turgay, "Vakitlerden Körpencere" isimli şiiriyle Edebiyat Daima'da
Tuncer Turgay | Vakitlerden Körpencere
[sharethis-inline-buttons]Gün ağarıyor usulca
Sinesinde zaman ‘alnında teri, can havliyle koşuyor’
Akıyor bir nehirden korkunç ve hırslı.
Anımsıyorum,
‘Zaman, burnumun altında ergen tüyleri.’
Kerpiç, yıkık, harabe evin körpencereleri.
Çürütmüş, güve istilaları.
Naftalin kokuyor hırkam,
Naftalin kokuyor.
Sökülmüş..
Sökülmüş ömrümün kara düğmeleri.
Parmağına yüksük girmemiş bir terzioğluyum.
Batmadı hiç tenime düğüm iğneleri.
Bilmem astarı, telayı.
Üç beş parça bez der, Pir Sultan Abdal.
Hem bedesten dediğin, ‘insanın yüreği.’
Hem..
Dahası insanı, sıratı müstakimden eder..
Kasetlerim, teyplerin kafesinde.
Sarıyor makaralar, sarıyor, söküp takıyorum.
Sonra, lale desenli doksanlık perdeler..
Şimdilerde neredeler?..
Kara bir zindan misali,
Karadır dumanlı..
Küçük, seçik tandır evleri..
Pişer lavaş ekmekleri,
Çalışkan, hünerli kadın elleri..
Eskide mi kaldı, hani neredeler?
Uzaktan parlıyor ateş böcekleri.
Yıldızlar gibi bir bir..
Çığırıyor cırcırlar.
Dinleyin, çok şey var diyecekleri..
Hem, kaldı mı bağlar, bostanlar?
Şehirlerde neredeler?


YORUM