Daima Edebiyat yepyeni eserlerle yoluna devam ediyor: Onur Yaman "Pencere Önündeki Bildirimsizlik" öyküsüyle Daima Edebiyat'ta
Pencere Önündeki Bildirimsizlik
Onur Yaman
Penceremin önündeyim. Karşıdaki sokak lambası fırtınaya, şehir de sele gitti.
Ne yağmur durmak bildi, ne de kalbim beni dinledi.
“Bunca kaybı nasıl yerine koyacağım?” diye düşündüm durdum.
Hadi sokak lambasını belediye birkaç güne halleder, şehirden sular çekilir de söz geçiremediğim kalbim ne olacak?
İşte bu işi halledecek yine benmişim. Yani, bilemiyorum. Öyle söylediler.
“Bu iş sende bitiyor, kimse bir şey yapamaz. Ayrıca… Öyle ulu orta her yerde söyleme böyle olduğunu…”
Ne olmuştum ki?
Kim olarak, benim hakkımda benim bile bilmediğim şeyleri biliyorlardı?
Sık sık kendime yalan söylerdim sadece. Ne, buna delilik mi diyorlarmış!
Bir de iyi niyetliydim. Ne, buna da enayi mi diyorlarmış!
Çok konuşmaz, dinler, söylemesem olmayacaksa konuşurdum. Bu sefer, buna ne dendiğini duymamak için kulaklarımı sımsıkı kapattım.
Yine penceremin önündeyim. Şimdi de sis kaplamış sokağı. Sokak bomboş olduğuna göre, gecenin dinginliğinde soluklanıyor herkes. Öyle ya, gece bize dinginlik için dinlenmek için verilmemiş miydi? Buna uymak gerekmez mi? Kim olarak, ne olarak buna muhalefet edilsindi?
Buna muhalefet edecek adam…
Az sonra çöp kamyonu geçer. Hep bu saatte geliyorlar.
Telefonuma bakıyorum.
Bildirim yok!
Bir daha bakıyorum.
İnterneti kapatıp açıyorum…




YORUM
Okurken duyguları ve düşünceleri sonuna kadar hissedebildiğim çok güzel bir öykü olmuş. Onur kardeşimi tebrik ederim. Çok başarılı buldum.
Duygu ve düşünceleri derinlemesine hissettiren bir öykü olmuş. Okurken çok keyif aldım. Onur kardeşimi tebrik ediyorum.
Mükemmel olmuş