Halil Yiğit Gök, İsmet Özel'in Yeni Devir gazetesinde yazmaya başladığı dönemde kullandığı "Abdullah Çıdam" mahlasına dair yazdığı incelemeyle Daima Edebiyat'ta
Bir Mahlasın Hikâyesi: Abdullah Çıdam’a Dair
Halil Yiğit Gök
Yazarlarımız çeşitli edebiyat dergilerinde, içinde bulundukları dönemin zorluklarını aşmak için, yaşama ve sanata dair fikirlerini müstear isimlerle dile getirdi. Bu sebeple cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında müstear isim kullanmayan şair – yazar sayımız yok denecek kadar az oldu. Abdullah Çıdam, İsmet Özel’in mücadele yıllarında kullandığı kurucu bir mahlas olarak karşımıza çıktı.
Kurucu Mahlas
İsmet Özel Türk edebiyatında 1960’lı yılların başında komünist bir şair olarak tanındı. Dönemin sosyalist çevrelerinde önemli görevler üstlenen şair, sanat hayatını ideolojik yörüngesi doğrultusunda şekillendirdi. Ancak 1970’li yılların başında yaşadığı arayış dönemi İsmet Özel’i kendi tabiriyle “Müslüman” dünya görüşüne bağladı. Bu değişim Sezai Karakoç’un Diriliş dergisinde yazılan Amentü şiiriyle sanat çevrelerine duyurulduğunda geniş bir tartışma başladı.
Sol aydın çevrelerinde yer alan pek çok yazar İsmet Özel’i ağır bir dille eleştirdi. Asım Bezirci’nin başını çektiği eleştirmenler topluluğu şairi “Çiçekleri koparmakla” itham ederken, Cemal Süreya’nın temsil ettiği şair arkadaşları “Türk sağının onu kabullenmeyeceğini” söyleyerek duygusal bir çıkış yaptı. Özel’in yakın arkadaşı olan ve sanat çevrelerinde beraberce ismini duyurduğu Ataol Behramoğlu ise şairin “her dönem sağa göz kırpan” şiirler yazdığını belirterek bu değişime şaşırmadığını söyledi. Ayrıca İsmet Özel’in bundan sonraki yaşamında “solcu dönemindeki şiirlerinin kalitesine ulaşamayacağını” iddia etti.

Abdullah Çıdam mahlası İsmet Özel tarafından hemen her dergide hakkında yazılar yazıldığı bu fırtınalı dönemde kullanılmaya başlandı. Özel, 1977 yılında Millî Görüş hareketine yakınlığıyla bilinen Yeni Devir gazetesinde “Yazmanın Vebali” isimli yazısıyla boy gösterdi. Özel yazısına “Benim için yazmak dünya ile yüz yüze gelmenin bir aracıdır” cümlesiyle başlayarak hakkındaki iddialara meydan okudu. İslamcı hareketin temel gazetesi olan yayın organı birinci sayfasında şairle yapmış olduğu röportajı da yayımladı ve geçmişine dair ayrıntılı yanıtlar vermesine olanak sağladı.
Yeni Devir gazetesinde Abdullah Çıdam ismiyle yayımlanan yazılar büyük merak uyandırdı. Aynı zamanda bu isim gazetenin hazırladığı magazin sayfasında da yer aldı. Yıllar sonra Özel’in İslami kesime uygun magazin sayfaları hazırladığı “Abdullah Çıdam” olduğu ortaya çıkınca öğrenildi. Bu müstear isim bir anlamda şairin gerçek ismini “magazin çalışmalarından” koruyan bir kalkan oldu. Aynı zamanda Özel’in İslami kimliğini oluşturma çabalarının ilk izlenimlerinin görülmesine fırsat verdi. Bahsettiğimiz sebeplerden ötürü Abdullah Çıdam müstear ismi o dönem için şairin yeni şahsiyetinin “kurucu mahlası” haline geldi.

Neden Abdullah Çıdam?
İsmet Özel düşünce dünyasının merkezine “iman” kavramını koyarak hareket etti. Nitekim 1974 yılında değişimini duyurduğu şiirindeki “Amentü” kelimesinin anlamı iman ettim demekti. Abdullah “Allah’ın kulu” anlamına gelen Arapça kökenli bir isimdi. Kısaca söylemek gerekirse iman ederek kul olmanın karşılığını Abdullah isminde buldu ve mahlasıyla bütünleşti. Çıdam ise “sabır” anlamına gelen Moğolca kökenli bir kelimeydi. Özel, fikriyatına yönelik olarak yapılan eleştirilere sabrediyordu. Allah’ın kulu olarak sabrını koruyor ve insanların önüne yeni bir medeniyet anlayışı getirmek için sabırla mücadele veriyordu.
Şairin “Amentü” ile başlayan “İçimden zalim şüpheyi kaldır” şiirleriyle devam eden iman tanımı mahlasında mayalanarak kişisel tarihinin yansımalarını belirginleştirdi. Müstear ismine arayışını ve doğrularını yansıtan şair, kendisi adına konuşma cesaretini gösterirken, fikirlerine duyduğu güveni kelime tercihlerine aktardı. “Abdullah Çıdam” kendi serüvenin bir yansıması olarak tercih edildi.
1988-1994 yılları arasında İsmet Özel, Çıdam Yayınları’nı kurdu ve yönetti. Ses getiren “Tahrir Vazifeleri” isimli deneme yazıları 10 cilt olarak bu yayınevi tarafından neşredildi. Çıdam artık Özel’in yanıtlarının derlendiği bir kimlik tanımı haline gelerek Türk edebiyatının unutulmaz mahlasları arasına girdi.
“Abdullah Çıdam” İsmet Özel’in yaşama meydan okuduğu büyük değişiminden izler taşıyarak fikriyatını kalıcılaştırdı.



YORUM