Hande İçeli Acabay, Ayşegül Ergişi tarafından yayına hazırlanan Mehmed Vecihi'nin Harâbe adlı romanına dair yazdı
Harâbe | Hande İçeli Acabay
On dokuzuncu yüzyılın popüler romancılarından Mehmed Vecihî’nin Arap harfli Türkçe romanı Harâbe, Ekim 2020’de (Artshop Yayıncılık) Dr. Ayşegül Ergişi tarafından günümüz harflerine aktarılarak okuyucuya sunulmuştur. 1869-1904 yılları arasında yaşayan Mehmed Vecihî Servet-i Fünûncularla aynı dönemde eser vermiş olmakla birlikte topluluk dışında müstakil faaliyet göstermiş bir yazardır. Babası ve dedesi devletin önemli kademelerinde memurluk yapmış olan Vecihî’nin dönemin mühendislik okulu olan Mühendishane-i Berri Hümayun’da okuduğu bilinmektedir. İstihkam subaylığından kolağası rütbesine kadar yükselmiş olan yazar roman, hikâye, tarih, manzum tiyatro türünde pek çok eser yazmış, geçirdiği kalp krizi nedeniyle genç yaşında vefat etmiştir.
Safvet Nezihi, Mehmed Vecihî hakkında şunları söyler: “Merhum Vecihî Bey’i ben son senelerinde tanımıştım. Halûk, nazik, mültefit bir zat. Hiç kimseyi incitmek şanından değil. Merhumun musahabetinden pek hoşlanırdım. Hazin bir tarz-ı beyanı vardı. Eserlerini okumuş olmaktan ziyade onun muhazarası zevkimi, hiss-i takdirimi okşardı. Vuzuh ile, selâsetle tafsil eylediği fikrini yazmak istediği zaman hemen üslûbu müşaşaa temayül eyler, müselsel cümleler vücûda getirirdi…” Mizacı ve sohbetlerinde dili ve üslubu ile dinleyicisini etkileyen Vecihî’nin edebiyat âleminde ün kazanması tefrika yayınları yoluyla olmuştur. İlk romanı İkdam gazetesinde tefrika edilince okuyucu tarafından çok sevilmiş ve uzun müddet gazete sayfalarında okuyucuyla buluşmuş, çok okunanlar arasına girmiştir. Çok sayıdaki romanlarından bazıları Mihr-i Dil, Mehcûre, Çoban Kızı, Hikmet yahut Mehcure’nin Kısm-ı Sânisi, Nerime, HürremBey, Sâil, Mâlik, Mesûde, Müjgan, Harâbe, Nedâmet’tir.
Romanlarının yanında Halime, Hasbihal, Vuslat, Sevda-yı Masumane, Hikâye-i Müntahabe Mecmuası gibi hikâyeler de kaleme alan yazarın Musavver Tarihi Harp, Mufassal Tarih-i İslam adlı iki tarih kitabı, Endülüs adlı basılmamış bir manzum tiyarosu da bulunmaktadır.
Yazar eserlerini romantik etkilerle yazmış ve genellikle aşk, kadın-erkek ilişkileri, evlilik, çocukluk, fakirlik, zenginlik, fedakârlık, ihanet, hastalık, cariyelik, konak hayatı gibi pek çok konuyu işlemiştir. Onun yarattığı roman kişileri iyi ve kötülerden oluşur. Onun sanatı bu yönüyle Tanzimat romanın sınırları içine girer, Namık Kemal ve Ahmet Midhat Efendi’nin romanlarına yaklaşır. Çok okunan bir yazar olmasına rağmen Servet-i Fünûncuların dil eğilimlerinin etkisiyle olsa gerek dili ağırdır.
Yazarın Harâbe adlı romanı İkdâm gazetesinde tefrika edildikten sonra İkdam Matbaası tarafından 1899 yılında kitap olarak basılmıştır. İki ana bölümden oluşan romanın kişileri Mesud, Hüzni, Dilaşub, Nadire, Necati Bey, Peyman ve Vuslat’tır. Romanda anne ve babasını kaybettikten sonra sokaklarda yaşam mücadelesi veren Mesud’un yaşadıkları anlatılmıştır. Soğuk bir kış gecesi kendine sığınacak bir ev bulan kahraman zaman içinde konaktaki fertlerin yaşamını büyük ölçüde değiştirecektir. On dokuzuncu yüzyıl İstanbul’unda konakta yaşayan bir aile çevresinde dönen romanda kişiler iyi ve kötü zıtlığı içinde konumlandırılmıştır. Kronolojik zaman çizgisi geri gidişlerle süslenmiş, mektup tekniği sıklıkla kullanılmıştır. Romanda Arapça ve Farsça tamlamalarla ağırlaşmış bir dil dikkat çekmektedir. Diyalogların dışında kalanlar, özellikle tasvirler oldukça ağırdır. Bu durum Servet-i Fünûn döneminin dil anlayışının edebiyat âlemine hâkim olmasıyla açıklanabilir.
Böylesi ağır bir dille yazılmış romanın Latin harflerine aktarılması oldukça kıymetli. Arap harflerinde kalmış bir eserin daha günümüz harflerine çevrilmesi edebiyat ve kültür dünyamıza yapılmış bir hizmettir.
Vecihî, Harâbe, Haz: Ayşegül Ergişi, Artshop Yayıncılık, İstanbul 2020.
[sharethis-inline-buttons]

YORUM