Mahmut Aksoy | Azınlığa Bir Rapor Örneği

ANA SAYFAGündem

Mahmut Aksoy | Azınlığa Bir Rapor Örneği

Mahmut Aksoy "Azınlığa Bir Rapor Örneği" adlı yazısıyla Edebiyat Daima'da.

Mahmut Aksoy | Mağdurluğun Özerk Cumhuriyeti
Mahmut Aksoy | Sezai Karakoç’u Ben Öldürmedim
Mahmut Aksoy | Trajediye Mizahla Karşılık Vermek

Mahmut Aksoy | Azınlığa Bir Rapor Örneği

İnsanlara yığınla ruhlarının kaldıramayacağı kadar duygu, kullanmaya vakit bulamayacakları kadar da eşya veriliyor/ vaat ediliyor ve onlardan yetinme yetisine sahip olmaları bekleniyor. Hayır, herkes gibi bu onulmaz kaosu irdeleme hevesinde olduğumu söyleyemem. Zaten bu hevese kapılmak genişleyen uzay boşluğunun sonunu görme isteği kadar imkânsız geliyor bana. Yalnız bir tahlilden yola çıkmadan, bu kaçıncı yalnızlığım/ız diye bakabileceğimi de düşünemem. Bir çıkış yolu, belki için bu yazım. Tahlilden çok çözüm parçası olmak niyeti aklımıza küpe olmalı. Ne ki devam eden bir sütün lekesiyleyiz, hâlâ hep beraber.

Artık çıkılmaz hale geldiğim yerde başvurduğum şeyler var benim de. Gaipten gelen bir sese kulak vermek, birinin önerisi, değil. Kendimce matematiği olmayan bir istatistiği keşfetme. Şöyle: Yakınım olsun/ olmasın, insanlara hangi rengi sevdiklerini sordum birkaç yıl önce. Böylelikle kendimce kimin azınlık kimin çoğunluk olduğunu keşfedecektim. Hoş, yanıtların ne olacağını da tahmin etmiyor değildim.

İnsanların çoğu ana renklere meyilliydi. Örneğin mavi, siyah, kırmızı… Az da olsa ara renkler de vardı: turkuaz, turuncu…

Bir yıla yakın bu soruşturmayı yorulmadan sürdürdüm. Sonuca ulaştıkça ve tahmininim kanıta yaklaşması beni daha da derinden azınlık için sürdürülebilir bir çıkış yolu aramaya itti.

Şimdi açılan kartlar gün yüzüne çıkmış, oranları kendime açıklama zamanı geldiğinde zorlanmadım. İnsanların yüzde yetmişi çoğunluğu, yüzde otuzu azınlığı kapsıyordu. En azından bu hayali istatistik, başka ülkelerde, şehirlerde değişkenlik gösterse de rakamların farklılığı az olur diye seziyordum  

 Peki, neydi çıkış yolu?

Şanlıurfa’da kitabım için katıldığım söyleşide, bulduğum cevabı da araya sıkıştırmak makul gelmişti. Moderatör Osman İzgör’e “Azınlık Raporu” adlı bir başlık açmasını rica etmiştim.

Orada, eksik ya da fazla olabilir yazacaklarım çünkü bir yıl geçti söyleşinin üstünden, şunları söyledim, “Mavi, mavi olmaktan yoruldu fakat şairler maviyi şiirde güzellemekten bıkmadı. Bugün şiirin çıkmazları tıpkı insanlığımızın kendini tekrar etme eğiliminde olan yönleriyle aynı kulvarda. Hayır, şiir elbette çoğunluğa sahip çıkacak yönleri, gücü olan değil. Aksine azınlığın kendini koruması, savunmasına olanaklar açandır. Tarihe bakalım, hangi çağda zulmün, adaletsizliğin hüküm sürmediğini görürüz? Burada umutsuzluğa kapılır tarafımız olmasın. Gerçek ortada. En azından azınlığın kendi dinamiğini koruması gerek. Ferahlık azınlıktadır.”

Bu kanıya nasıl vardığımı söyleyecek oldum, renkleri sordum, diyecektim, vazgeçtim. Sonuçta bir dinleyici çıkıp bu hayalî istatistiğimi kendince saçmalık anıtı olarak aramıza dikebilirdi, hakkı da vardı. Ama hava soğuktu, dışarıya kurulmuş söyleşi sahnesinin içeri taşınmasını istiyordum, ısınmamız lazımdı. Herkes ağzıma gelen sözcüğü bitireyim diye bekliyordu, yoksa sözcüklerimizin de buz tutması an meselesiydi.

YORUM

WORDPRESS: 1
  • comment-avatar
    Meselci 5 yıl ago

    Mahmut Aksoy’un gönül gözü düşünce fışkıran kaynak gibidir. İnce düşünür ve inceliği öncelik olarak görür.