ANA SAYFA

Saniye Kısakürek | Zamanda Asılı Kalan Bir Gün ve Enver Ercan

Saniye Kısakürek, Enver Ercan'ın ardından yazdığı "Zamanda Asılı Kalan Bir Gün ve Enver Ercan" adlı yazısıyla Edebiyat Daima'da

Serap Yalçın Pamuk | Sözlü ve Yazılı Kültür
KÖKÜ MİTOLOJİDE GÖZÜ BENGİ DAĞLARDA: BEN DENİZLERDEN HANGİSİYİM?
Erva Zülal Ünsal | Aşk İncinirse
[sharethis-inline-buttons]

Saniye Kısakürek | Zamanda Asılı Kalan Bir Gün ve Enver Ercan

 “sonra pırıl pırıl günü tak yakana”

Elimde bir imzalı kitap. 1994 yılından eski bir dost selamı bana bakıyor. O zamanda asılı kalıyor bütün öyküler. O günlere geri dönüyorum.

***

Piyer Loti caddesinde yürüyordum. Pırıl pırıl bir gündü. Caddenin sol tarafında uzun, eski bir kapı gördüm. Han kapısı gibi ağır ve yorgun görünen kapıda 1960’lardan kalma bir levha dikkatimi çekti. Üzerinde Varlık yayınları ve Varlık dergisi yazmaktaydı.

Ertesi gün, uzun süredir yazmakta olduğum defterimi alarak yola koyuldum. Heyecanla girdim o caddeye. O kapının önüne uçar gibi geldim. Ağır kapıyı açmakta bir hayli zorlandığımı hatırlıyorum. Varlık Dergisi yazan kapının zilini çaldım.

Kapıyı açan kişiye şiir yazdığımı ve bunları Enver Ercan’a göstermek istediğimi söyledim. Odasını gösterdiler.

Kapısını çekinerek çaldım. Tok bir ses geliyordu içeriden. Heyecanım daha da arttı. Odasında büyükçe, ceviz bir çalışma masası vardı. Masasının etrafı dâhil her yer kitaplarla doluydu. Antika bir daktiloyla bir şeyler yazıyordu. Göz ucuyla bana baktı. Öğrenci olduğumu ve şiir yazdığımı söyledim çekinerek.

Defterime yazdığım şiirleri tek tek okumuş, bazılarına işaretler koymuştu. Ardından derin bir sohbete daldık. Defterimin bir sayfasına bir sürü şair ve yazar adları yazarak bunları mutlaka okumalısın diye tavsiyelerde bulunduğunu hatırlıyorum.

Daha sonra Varlık Dergisi benim için bir okul oldu. Birçok yazar ve şairle tanışma fırsatım oldu o dönem. Ardından yeni kitaplar bölümünü hazırladım.

***

Araya yıllar girdi. Bir gün Enver Ercan’la yolum şiir sayesinde yine kesişti. Bu kez şiirlerimi mail aracılığıyla göndermiştim. 2011 yılında Varlık ve Yasak Meyve dergilerinde şiirlerim yayımlandı.

Enver Ercan’ın kapısı genç şairlere her zaman açıktı. Onlara hep yardımcı olmuş, genç şair adaylarının şiirlerini yayımlayarak destek olmuştur.

Şiirle olan macerası çok genç yaşlarda başlayan Enver Ercan, 1980’den itibaren yayıncılık alanında çalışmaya başladı. Yeni Düşün dergisi ve De Yayınevi’nde (1985-86), Güneş gazetesi kültür-sanat servisinde (1987) editör olarak çalıştı. Dönemli Yayıncılık’ta (1988), Simavi Yayınları’nda yayın sorumluluğu (1988-90) yaptı. Sombahar dergisi ve Korsan Yayın’ın kurucuları arasında yer aldı. 1990-2017 arası Varlık dergisi genel yayın yönetmenliğini sürdürdü. Varlık Yayınları şiir, anlatı dizisinin editörlüğünü, Inkılap Kitabevi’nin ve Everest Yayınları’nın danışmanlığını yaptı. Komşu Yayınları’nı kurdu (2002). Yasakmeyve – şiir (2003) , Siyahi- kültür (2006, 6 sayı), Eşik Cini – öykü (2006 – 2008, 15 sayı) ve Sıcak Nal – edebiyat (2010 – 2012, 12 sayı) dergilerini çıkardı. TRT-2’de “Cumhuriyete Kanat Gerenler” programında metin yazarı olarak çalıştı, Flash TV’de “Şiir Köşesi” (1997) ve Yeditepe TV’de “İki Nokta Üst Üste” (1998-99) edebiyat programlarını hazırladı. 2005-2011 yılları arasında üç dönem Türkiye Yazarlar Sendikası genel başkanı olarak görev yaptı. İlk şiiri “Eksik Yaşam” 1977’de çıktı. Şiir, yazı ve söyleşileri Yeni Düşün, Varlık, Milliyet Sanat, Gösteri, Sombahar dergileriyle Güneş, Yeni Yüzyıl, Cumhuriyet ve Radikal gazetelerinde yer aldı. 1996 Abdi İpekçi Mektup Yarışması’nda Birincilik, “Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman” dosyasıyla 1996 Cemal Süreya Şiir Ödülü ve Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman adlı kitabı ile 1997 Yunus Nadi Şiir Ödülü’nü kazandı. Şiirleri Arapça, Letonca, Azerice, Balkarca, Farsça, Norveççe, Flamanca, İngilizce gibi birçok dile çevrildi. Geçtiği Her Şeyi Öpüyor Zaman Fransa ve Bulgaristan’da; Seçme Şiirler’i Almanya’da yayımlandı.

Kurduğu Komşu Yayınları’na 2006 Memet Fuat Yayıncılık Ödülü verildi. Yönettiği Varlık dergisi Kabataşlılar Derneği’nce 2009 ve 2010 yıllarında “Yılın En İyi Edebiyat Dergisi” seçildi. 2013 yılında şiir dalında Troya Folklor Araştırmaları Derneği Kültür – Sanat Ödülü’ne değer bulundu. 2012 yılında Kültürlerarası Şiir ve Çeviri Akademisi’nin kurucuları arasında yer aldı. Başkanlığını yürüttü

1994 yılından beri sakladığım Enver Ercan’ın “Şiirlerde İstanbul” seçkisinden, onun bir şiiriyle veda ediyorum ona.

(Bu şiirin de şöyle bir hikâyesi vardır. Cemal Süreya, İstanbul için Bir Kentin Dışardan Görünüşü isimli şiirini yazmıştır. Ardından Tuğrul Tanyol, Bir Kentin İçerden Görünüşü şiirini yazar. Enver Ercan da bu şiiriyle onlara bir nazire yaptığını anlatmıştı.)

BİR KENTİN AŞAĞIDAN GÖRÜNÜŞÜ

1

benim denizime

sınır bir deniz

2

hovarda bir mavi

3

genel insanların

girip çıktığı

özel evlerle sıcak

4

hasnikâhsız kadınlarıyla

güzel

5

ceninlere paraşüt

ayakta işeyenler için

6

nah şöyle bıyıklarını

zülfikarlayıp

zapt-ü rapt dinelen

otelleriyle

7

gecekonduları

dışına kilitleyen

insanıyla

insanıyla

kaderini arabeskle kaderleyen

insanıyla

……..

[sharethis-inline-buttons]

YORUM

WORDPRESS: 0